O mahzun gözlere Yakışır gülmek
Sahipken yaşamak uğrunda ölmek
Onunla ağlayıp onunla gülmek
Kimseye değil bir tek bana yakışır
Takıştır saçlarına Süreyya yıldızını
Gördüğün bu kâinat, tek bir nurun izidir,
Gizli olan hakikat, varlığın kendisidir.
Kesrette vahdet ara, dağılsın tüm perdeler,
O’ndan başka ne bir şey, ne de bir var derler.
Deniz aynı denizdir, dalga sadece biçim,
Gözlerinde boğuyorsun beni,
Gözyaşlarınla sel olup akıyorum.
Yanaklarının üzerinden yavaşça,
Dökülüyor hüznüm dudaklarıma.
Dudaklarında boğuyorsun beni,
Yana yana bitti ömür sermayem,
Senden bir nişandır yegâne gayem.
Hayatta izini sürmektir payem,
Efendim, efendim kurbanım sana
Gönül kuşum uçmaz oldu kafeste,
Gönül bir gizli hazne, ne kilit ne mandalı,
Ona giren kişi bak, bırakır dünya malı
Eşikten atlayınca, biter nefsin kavgası,
Aşkla çarpan yüreğin, deryadır her damlası.
Kırmaktan sakın ha kork, o billurdan bir saray,
Gözler seni arar
Sözler seni sorar
Yollar sana çıkar
Ey Aşk
,
Bulutlar seni yağar
Yüksel ulu minarelerden gür sesinle ey ezan
Yırtılsın gece karanlığı çökmesin aleme hazan
Sen ki Habeşi Bilal'in sesi Abdullah'ın rüyası
Sonsuz tevhidin sancağı Cihan'ın hür Sedası
Yüksel Ufuk'larda yırtarcasına müslüman gafletini
Sen gittin gideli çok asır oldu,
Sevginle açan güller soldu.
Sanki ömrüme biçilmiş ecel doldu...
Gel geri dön sevgili.
Ayrılık ne kadar zor, beklemek bana,
Bu dünya bir misafir, biz içinde bir yolcu,
Herkes kendi halinde, ya mahkûm ya sorgucu.
Gökleri sarsa duman, kaplasa da tüm arzı,
Aşkla atan yüreğin, değişmez asla farzı.
Çeşmân-ı siyeh kuyudur, mânend-i Yûsuf
Belki kâfile götürmeyecek Mısr’a beni
Visâl kovaları salınmayacak kuyuya
Bir cür‘a âb-ı şîrîne yetmezem!
Ne bâzârlarda satılmak dilerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!