Kimi kahpe emellerle,
Kimi sahte vaatlerle,
Kimi yalan Sözlerle,
İnsanlarla uğraşmak kolaymı?
Yüzüne gülünce dost Sanırsın,
Bir Hilal olup doğmuştum
Gökyüzünde ben Yıldızlarla
Onaltı yaşımda ışık oldum!
İnsanlara,uygarlıklara,Dünya'ya
Yaşadım! Bir Vatan uğruna,
Abdullahın Oğlusun çıktın karşıma,
Bir elinde mektup,bir elinde asa,
İnanmazdım! Şu Bedenim yanmazsa!
Kalbimde yerin var.Ya Muhammed!
Verdiğin Mektup şu an elimde
Ey haşmeti ile arşı saran Hira!
Gölgene sığınmak düşermi bana,
Kalbimin derinliklerine açılan mağara;
Resulullahı çıkarırmısın acep karşıma.
Bir çocuk vardı toprak anam hatırladınmı?
Sancılarla,yokluklarla getirmiştin dünyaya
Hani simsiyah saçları vardı; Gözleri ela.
Sana bakıp ağladığında,sarardın koynuna.
Yokluklarla savaşırken ülkem Mısır dan, Şam'a
Asırlardır adımızı duyan gavur herzaman korkaktır.
Karşısına çıktığımız millet ya zalim yada Alçaktır.
Biz silahımızla hak yoluna kefen diye bayrak serdik
Biz toprağa değil; Kıtalara hüküm veren Türkleriz!
Yıllarca elinde yalın kılıç,At üstündeydi Atalarım.
Siyah kara gözlerinde kendimi kaybettiğim günlerde
Seni unutmak için verdiğim her mücadelede
Yenik düştüğümü anladım,Seni tekrar gördüğümde
Seni hala çok sevdiğimi anladım işte o zaman.
Biliyorum kavuşmamız imkansız seninle;
İçimde bir mezarlık var.Kalbimin taa derinliklerinde....
Unuttuğumu sansan da mezar taşın hala duruyor yerinde...
Ara sıra uğrarım ne haldesin,kiminlesin diye....
İki damla göz yaşı süzülür gözlerimde....
isyanım sana değil kaderime....
Gözlerime yakamozlarin yansıması vururken
Yüreğimde kopan fırtınanın girdabındayım
Aşkınla sarhoş olmuş; Ateşlerde yanarken
Sensizligin ortasında kalmış isyanlardayım.
Bazen çocukluğuma dönerim rüyalarımda.
Tahta panjurlu bir barakanın tahta kapıları arkasında,
Sen ve ben başbaşa, masum ve temiz bakışlarla,
Yakar bedenimi hala o günkü gibi kısa siyah saçların
Bedenime her dokunuşunda, dudaklarını her öpüşümde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!