Çanakkale diye yurdum var benim.
Bu şeref bizede yeter sizede.
Mehmetçik diye ordum var benim.
Bu şeref bizede yeter sizede.
Martın on sekizi dokuz yüz on beş.
Bakınca benim emektar dişlere.
Ne bunlar böyle çürük çarık dedi.
Muhtaç kalmıştım ben hep gülüşlere.
Dişin etlerin bile yarık dedi.
İlk önce tepe ışığını yaktı.
Doğum günün kutlu olsun.
Bilmem kaçıncı yıldasın
Veya kaç günlük yoldasın,
bu yalan dünyanın neresindesin.
İyi ol iyiler seni bulsun.
Bu gün benim doğum günüm.
Bilmem kaçıncı yaştayım.
Aklım ayrı telden çalıyor.
Bedenim ayrı
Ruhum kendi halinde.
Hissettiğimi sormayın.
Bir Nur indi Arz'a yüksek semadan.
Bir bozkurt yeleli çıktı içinden.
Türk denen bir bala doğdu o Nurdan.
Haykırıp yiğitçe kalktı içinden.
Elinde gök renkli çelik pusatı.
Tabip sen elleme benim yarama.
Derman sende değil yol ver gideyim.
Her derdin dermanı da vardır amma.
Derman sende değil yol ver gideyim.
Eğlenme benimle boşuna doktor.
Dün çocuktum
Dizleri yamalı pantolonu olan
Saçı makas ile traş edilmiş
Siyah önlüklü
Bir poşetin içinde gazete ile kaplı kitapları olan
Yüzü kirli
Uyandım uykudan besmele ile.
Doyumsuz bir baş gördüm.
Nefsini nar'a atanlarda bile.
Gayesiz uğraş gördüm
Kulda binbir türlü telaş gördüm.
İki mezar yanyana.
Birisi ruhum, diğeri bedenim.
Ruhsuz kalmış bir beden gibiyim.
Ruhumda derin kesikler, bedenim acılar içinde.
İki mezar ortasındayım.
Kanım ile suladığım.
Toprak düşman oldu bana.
Kızıl kana buladığım.
Sancak düşman oldu bana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!