Yıllar öncesi,
Samatya da bir yerde,
Saçı sakalı aklar içinde,
Yüzünde bir tatlı gülümseme
Yaşlı ve tatlı bir ihtiyar,
Ellerim titriyor yine, hayalini düşündükçe,
Kelimeler dar geliyor bana,seni yazdıkça,
Hani o ilk göz göze geldiğimiz an var ya
Samatya da eczanenin vitrin arkasında,
Bakışlarınla kalbimin en derininden,
Bir ben vardım, Bir sen,
Seni ölesiye, Seven ben,
Beni öldürülmeyeyim diye,
Beni Terk eden yine sen,
Tehdit edilmişsin öğrendim,
Virüsü bahane eyledi asıl mikroplar,
Milleti yedi bitirdi asıl bu çiyanlar,
Kahrolsun paradan para kazananlar,
Köyüne'de girdi ya bacım bu alçaklar,
Netçen gayri bak kaynanam diyor abari,
SANKİ.
Görmedim kelamını,
Gitmedi kalemim,
Bu gece bir başkayım,
Boşluğa düştüm yine, sanki
Fikir gecemde sakin,
Zikir heybemde fakir,
Dua ederim içinde lakin
Vahyi okudum kendime,
Kıyamet süresinde gördüm,
aşk dedikleri bir yaraymış
damla damla kanarmış
gönlüme dolan pınarmış
dert üstüne dert dolarmış
heyyyy gençliğim nerede
Ölüm dediğimiz şey,
Yaşamın kendisi olmasın,
Belki de bedenden,
Ruh çıkınca ayılmasın,
İki boyut iki âlem,
Dün bende bir adam sandım selam verdim,
Trene bakar gibi baktı almadı selamımı
Sordum soruşturdum öğrendim nedenini,
Selamsız köyünde büyümüş öküz gibi yetişmiş,
Biz İstanbul’da doğduk yetiştik,
Hayat yolu değil,
Sanki koşu yolu,
Benzim artık soldu,
Bahanelerim doldu taştı,
Dünyaya da daldıkça daldım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!