Bu ayrılık benden gider
Gitsem de bir kalsam da bir
Şimdi düşüyorum gözlerinden
Düşmem yakar tuzunda bir
Yüzüm suya vuruşuydu
Oturduğu duvarın kendisini gördüğünden habersiz,
Kendisi duvarda oturduğundan habersiz bakıyordu.
Elindeki tütünü her çekişinde yarasına basıyor,
Tütünün dumanı havanın ağırlığından habersiz dalgalanıyordu.
Beni fark etmedi.
Güneşten önce uyanır
Güneş batar sen uyumazsın
Nereye gitsen sen gelir seninle
Gittiğin yerden çıkar,kendinden ayrılamazsın
Geçmiş durağan kum bulutu şimdi
Her geçen ay daha da azaltarak borçlarını biriktiriyordu.
Karısı ev sahibinden önce davrandı.
O akşam dırdırı bir saat uzatarak kendisini evden kovdu.
Alacaklı dolu kahvenin karşısından geçerek büfeye uzandı.
Cüzdanının zulasındaki yirmi lirayı çıkarıp katlanmış kısımlarını düzeltti.
Bir paket Samsun aldı cebindeki çeyrek pakete nispetle.
Anlamı yitirmiş bir adamım
Sokak lambasına saygıyla eğiliyorum
Vakit gece yarısı
Lapa lapa kar yağıyor
Lambanın önüne düşen kar taneleri ışıldıyor
Sahnedeymiş gibi şımarıyorlar
Mutluluk koşuşturuyor evimin içinde.
Gül fidanına sarılıyorum,dikensiz her yerine.
Dudaklarındaki nem,hayat suyu yüreğimin.
Aşkın ilk demleri,yıldız gözlerin.
Hangi yerini aldıysan bedenimin,
Müsaade eder misiniz?
Sizi şu köşeden seveceğim
Haberiniz olmasa daha da iyi olurdu
Bakışlarımı dikkatsizce yüzünüzde gezdireceğim
Tuttuğunuz çay tepsisinden herhangi bir bardağı alabilirim
O bardağa kaç şeker atacağımı bana bırakın
Taştan,demirden dört duvar örmüşüm
Koymuşum kendimi içine
Yerin altından demir çıkarıp topraktan cam yapmışım
Yeşil bitki siyaha dönmüş kuruyunca
Kaynar suda kırmızı
Demir şıkır şıkır cama vurdukça
Bir bardak çayda erimekte var
Şekerliğin kalabalığından çay bardağına bakıp üşümekte
Ne anlamsız soruymuş 'neden'
İtirazsız bir yaşamı seçip yaşım otuzu geçmişken
Dolanıyorum kaşığın kucağında ömrümün eridiğini hissetmeden
Dolanıyor dünya bazen gündüz bazen gece




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!