Bu sene, bir sınıf daha bitti.
Birler okudu, ikiye gitti.
İkiler üçe, üçler dört'e yetti.
Tatil geldi, sevinin çocuklar.
Dörtlerde çalışıp, beş'e geçti.
Baba- Yavrum Ahmed'im, sen niye gelmedin.
Gavur ellerlinde, halim bilmedin.
Bahtın kara çıktı, sende gülmedin.
Seni orda koyup, gittim Ahmed'im.
Ogul- Canım baba’m, yol’um bağlandı kaldım.
Tahrana
Hızlıca koydum, hemen tüpe.
Yattım, yatağa, sere serpe.
Yaşım da, henüz daha körpe.
Vebal verme, bana tahrana.
Tirşik dediğin de, zehirli bir ot.
Yanına bile varmaz, aç ölen at.
Hele dilinle, çiğsini biraz tat.
Kuduz it gibi, nasıl dalar tirşik.
Domuzlar da, sana eyler akını.
Vahap Kocaman
Kadirli’nin, Avluk köyüdür yurdun.
Evini, barkını, oraya kurdun.
Emmi, dayı, kardeş yıkılmaz Ordun.
Ağaç, dallarıyla gür olur Vahap.
Dalgalanır, hilal’li sırma’m.
Çakal olup, çakal’ı sarmam.
Bu vatan, kimin diye sormam.
Bu vatan, şehitlerimindir.
Bostan’larında, bağlarında.
Bütün Çukurova’ya, yayla gerek.
Burada güzel’leri, nasıl sarak,
Çıkakta yayla’ya, murada erek,
Güzel’i yayla’da, görelim gayrı.
Bahar geldi, yüksek, yayla’ya göçek.
Kimi et’ten bıkar, kimi ot’tan.
Kimi at’tan bıkar, kimi it’ten.
Kimi süt’ten bıkar, kimi bit’ten.
Bir şekilde, yaşar insanoğlu.
Kimi kent’ten bıkar, kimi dağ’dan.
Dostum diye, güvendiklerim,
Yoldaş diye, övündüklerim,
Candaş diye, dövündüklerim,
Vurdular, vurdular, vurdular,
Hem el’ime, hem de cebime.
Ne sesin, tadı var.
Ne de, nefes’in.
Ne esen yel’in, tadı var.
Ne de, koku’nun.
Sen kokmayınca.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!