Abbas Paksoy Şiirleri - Şair Abbas Paksoy

Abbas Paksoy

Baba Hoca
Yıl, bin dokuz yüz doksan beşin dalı.
Ay dört temmuz, günlerden ise Salı.
Ne olacak, baba hocanın halı.
Tez yetiştir, doktora Mehmet hoca.

Devamını Oku
Abbas Paksoy

Tarihe Dön
Daha küçükken, tahta çıktı.
On dördünde, bak neler yaptı.
Bayrağını, eline kaptı.
İstanbul kalesine dikti.

Devamını Oku
Abbas Paksoy

Gururumuz, sevgimizi kusturdu.
Nice güzel’ler, gönlünü susturdu.
Ata, töre böyle diye, tutturdu.
Bırak, biz de sevelim bari, töre.

Tuttu el’imizden, verdi baba’mız.

Devamını Oku
Abbas Paksoy

Yağmur yağdı, eridi kar.
Dağlara geldi, şimdi bahar.
Çiçekler, burcu, burcu kokar.
Senin kokuşun, başka yârim.

Ahla, vahla, geçer günlerim.

Devamını Oku
Abbas Paksoy

Gurbet ellere, mektup salınırdı.
Posta haneler, varıp yoklanırdı.
Sevdiğinin, saç tel’i koklanırdı.
Kâğıda, kaleme, gerek kalmadı.

Cep telefon’ları, dağ’lara gitti.

Devamını Oku
Abbas Paksoy

Dua için, elimi açtım sana.
Ne olur, hayallerimi ver bana.
Bol servet, güzel makam, bir de suna.
Benim dualarımı, duy Yarabbi.

Yemin ediyorum, bak huzurunda

Devamını Oku
Abbas Paksoy

Bastılar para’ları, Leyla sana.
Seni yoklayım, müsade et bana.
Varsa bakayım, popo'da ki dona.
Para’ların nerede, söyle Leyla.

Sütyen'ini almış, dul Memiş.

Devamını Oku
Abbas Paksoy

Doğar iken, rüşvete alışmışız.
Hediye olsun diye, çalışmışız.
İşlenen günahları, bölüşmüşüz.
Bizi doğuranlara, helal olsun.

Yazılmak için, varırsak nüfusa.

Devamını Oku
Abbas Paksoy

Pırlanta gibi, giyinip gelirler.
Kıymet’i kadiri, iyi bilirler.
Haklarında, hayırlıyı dilerler.
Güzel Kadirli’nin güzel kız’ları.

Görünce yüz’ünü, huri sanırız.

Devamını Oku
Abbas Paksoy

Beslenip de, çekilmişse çileye.
Sülale’si, alışmışsa hile’ye,
Dadanmışsa, el’indeki file’ye,
Yularını bırak, salıver gitsin.

Asalağın, varıp tutma örk’ünü.

Devamını Oku