Ben de şu dünyaya, geldim geleli,
Günyüzü görmedim, çile çekmekten,
Hep ağladım durdum, aklım ereli,
Ne anlar şu gönül, güzel sevmekten.
Hep çalıştım durdum, yaban elinde,
Lodos…
Kasıp kavuruyordu,
Bademler çiçek açmış,
Beyaz gelinliğini giymişti ağaçlar.
Bir ırmak ki,
Derinden, derine çağlar.
Kim uslanır senin nasihatından,
Ders almamışsa, o ustalarından,
Ders almış olsaydı o ustasından,
Vaz geçer’di belki saltanatından.
Hep can verir de sırrını vermezdir şeyh olan,
Hep ders verirde, aslını vermezdir eh-l_ olan,
Hep öldürür de tekme vurur düşman şê-r_olan.
Hep gül verirde, zehrini dökmezdir dos-t_ olan,
Kalbim kırık bir vefasız yüzünden
Çoktan beri, şu yüzlerim gülmüyor,
Yeşil gözlüm caydı yine, sözünden,
Gözlerimden akan yaşlar dinmiyor.
Gül yüzlerim günden güne soluyor,
Ey yıllardır unutamadığım kadın,
btmedi, yüreğimdeki aşkın,
dert versen de, yıllarca,
ömrümün gelsem de sonuna,
hala sende, aklım.
hala sensin, aklımda,
Gözlerim yollarda, yolcu beklerken,
Sen geldin aklıma, sen geldin birden,
Bir tuhaf olmuşum, nedense bilmem,
Gözlerim yaş doldu, yolu gözlerken.
Çok yıllar önceydi, ilk gördüğümde,
Gözlerim bu akşam yine kayboldu,
açıktaki çırpınan maviliklerin,kara derinliklerinde,
çırpınışlarında,
yaslandım dirsek dayadım masaya,hem çayımı içtim,
hem de,karşımdaki ufka baktım,
bu akşam dalgın,dalgın,bu akşam gün batarken.
Ufkumdaki sendin yine sessizce bakarken,
Sensizliğe ağlardı şu gönlüm bana dertken,
Hicran dolu gönlümdeki sendin hala bil sen,
Bir yaz günü karşımdaki gün ufka girerken.
Akşam yine olmuş da durup ufka bakardım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!