30 AĞUSTOS ŞİİRLERİ

30 AĞUSTOS ŞİİRLERİ

Şemsettin Kaya

doğuşu hep güzeldi güneşin
kimsenin görmediği zamanlarda
kızıl ve utangaçtı
ufuğa gömülürken de gülümserken de sabaha
mahçuptu.
ben de insanlığımdan utanıyordum o sıralar
çok oldu göz göze gelişimiz
..

Devamını Oku
İkram Gökhan Akcebe

17 Ağustos gecesi
Ayakta olanlarımız
Hepsi birden yıkıldı.

Saniyeler içerisinde,
Bir anda yıkılanlar
El ele verilip yapıldı.
..

Devamını Oku
Hakan Kurtaran

AĞUSTOS’LAR YANIYOR!
========================

On ikiler içinde, sekizinci sayısın,
Üzdün beni Ağustos, acıların ayı’sın.
Ok’lanacak bu kalbin, ters gerilmiş yayısın,
Bağ bozumu yalnızlık, salkımlarda duruyor,
..

Devamını Oku
Vecdi Murat Soydan

Atatürk, Milli Mücadelenin başlangıcından, kendisinin hayata veda ettiği ana kadar, her fırsatta milli egemenliği Türk toplumuna benimsetmeye çalışmış, her zaman kişisel yönetimin sakıncalarıyla milli egemenliğin üstünlüklerini çarpıcı şekilde karşılaştırmıştır.Çağdaş bir topluma ve çağdaş bir devlete yakışan yönetim şekli, ancak milli egemenliğe dayanan sistemdir. Büyük Millet Meclisi görüşmeleri sırasında söylediği şu sözler, bunun en güzel ifadesidir:
Cihan tarihinde bir Cengiz, bir Selçuk, bir Osman devleti tesis eden ve bunların hepsini hadiselerde tecrübe eyleyen Türk Milleti bu defa doğrudan doğruya kendi nam ve sıfatında bir devlet tesis ederek bütün felaketlerin karşısında doğuştan taşıdığı kabiliyet ve kudretle yerini aldı. Millet, mukadderatını doğrudan doğruya eline aldı ve milli saltanat ve egemenliği bir şahısta değil, bütün fertleri tarafından seçilmiş vekillerinden meydana gelen bir yüce mecliste temsil etti. İşte o meclis, yüce meclisinizdir.

Atatürkün milli egemenlik ilkesine sadece düşünceleriyle değil, derin kişisel duygularıyla da ne kadar bağlı olduğu, annesinin ölümünden birkaç gün sonra onun mezarı başında yaptığı şu konuşmada gözlemlenmektedir: Valdem bu toprağın altında, fakat milli egemenlik ilelebet payidar olsun. Beni teselli eden en büyük kuvvet budur... Valdemin mezarı önünde ve Allah huzurunda and içiyorum, bu kadar kan dökerek milletin elde ettiği ve belirttiği egemenliğin muhafaza ve müdafaası için icabederse valdemin yanına gitmekte asla tereddüt etmeyeceğim. Milli egemenlik uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun(Kaynak:Prof. Dr. Ergun ÖZBUDUN)

“Atatürk milletini çok sevdiği için efkarı umumiyeye de büyük ehemmiyet ve kıymet verirlerdi.

..

Devamını Oku
A. Yüksel Şanlıer

Ben aşka kapıldım sevmekten kaçıyorken,
Yandım yanarım kaçmam senden seviyorken,
Ben gönlümü verdim çaldın kalbi_mi benden,
Yandım yanarım kaçmam artık, seviyorken.

(Mef’ûlü / Mefâîlün / Mef’ûlü / Feûlün)

..

Devamını Oku
Mehmet Soysal

Bir gece yarisi sessiz ortalik
Kulagimda Agustos Boceginin,
O bitmeyen musikisi
Aylardan Agustos,belki de Eylul
Bir yildiz kayiyor gokyuzunde
Bir dilek tutuyorum
Bir kez daha ismini aniyorum
..

Devamını Oku
Necdet Uçan

Ağustos yakıcılığının
yasemen kokulu
yaz akşamında
yarasaların koşuşturmasında
ölüm sessizliğine bürünmüş
çekirge korosuyla
söyleriz şarkımızı
..

Devamını Oku
Aynur Avcı

Kim ne derse desin
İnadına seviyorum
Maviden bakışını
Dalından dökülsün sözler

Hayat seninle güzel
Dünya seninle büyük
..

Devamını Oku
A. Yüksel Şanlıer

Ufkumda akşamım, mekanım oldu bilmeden,
Bahçemde güllerim, sararıp soldu sevmeden,
Ben aşk ne bilmedim çileden sevme istemem,
Bahçemde güllerim, sararıp soldu sevmeden.

Kış oldu her günüm, sararıp soldu yüzlerim,
Ben aşk ne bilmedim, seni sevmekti özlemim,
..

Devamını Oku
Gözde Hatiboğlu

Paylaşılabilecek çok şey varken, anlamsız kaybolmuşluklarda yaşadığın, farkında olduğun ama işine gelmeyen durumlara yanıyor içim. Birlikte diyorum bir günü şöyle geçirsek, ilk başta heyecanla başlıyorum sonra elim telefona gidiyor, duraklıyorum; ne olsa açılmaz, vardır yabancı ve yalancı ötekilerle yapacakları, vazgeçiyorum.

Hal böyle olunca da alıkoyamıyor insan ne yaşanıyor sorgulamasından kendini. İlişki dediğin, başlığına gerek yok paylaşımların yarattığı değil mi? Ne yaratıyoruz biz öyleyse, düşlerimizden oluşan ve sadece içimizde kalan, kaçamak yaşanan ama sakın gitme korkusuyla sarsılan, bu mu özrüne karşılık olan? Bırak zaman yaratsın dediğimiz ortaklık, uzaklaşmaz mı paylaştıklarımız olmadan? Uzlaştığımız noktalara inanmak zorlamaz mı beni? İçimin kırık yanı isyanı değil ama nedenleri bırakamaz ki. Sen yoksan, ben yoksam, ne yaşanan günün anlamı var, ne dünlerin. Heyecan dediğin yiyip gitti mi, aşk kalkan olmuyor sana dair duyguları tutmaya. İnanç sarsılıyor belki biraz.

Sonra kalabalıklarda dokunan sözler, ilgiden geçer yakınlıklar, aklın karışmasa da çekiyor ötekine bir şey, senden farklı ama. Sen duygudan uzak dururken ötekilerle, ben duygusuz olamam. Orda işte, biter düşlerimiz. N’olur yapma sevgilim, içimdeki yerine tutun, sıkı tutun. Kalamıyorum. Gidemiyorum da derdim önceleri, şimdi adım adım ilerliyorum. Sevgim değil derdim, sensizliğim. Bu kırgınlık bitirecek bizi. Dağılıyor kalbim, hadi birlikte toplayalım her köşesini.


..

Devamını Oku
Emine Genç

2. Sayıdan Devam

Annesiyle Dilruba içeride komiserle yalnız kaldı ve sonunda Dilruba biraz sakinleşince komiser ona soru sormaya ve anlatmaya başladı.
-Benim tüm bunlardan haberim yoktu. Sakin ol kızım. Sen aklı başında bir kıza benziyorsun; Eksiksiz ve hiç atlamadan şimdi tek, tek her şeyi anlat. Dedi ve Dilruba’nın annesini de dışarı çıkararak Dilruba’yı sorgulamaya başladı. Daha sonra Dilruba’yı dışarı çıkardı ve annesini sorguladı. En son annesini ve Dilruba’yı tekrar yanına çağırıp ikisine de ve özellikle Dilruba’ya şunları söyledi.
-Sakın korkma; sana bir zarar veremez artık. Biz gerekenleri yaptık. Sen çok aklı başında bir kızsın ve seni kandırabileceklerine inanmıyorum, Cesur ve dürüst hep böyle kal. Sen doğru yoldan ayrılmadıkça ki sanmıyorum; seni kimse yoldan çıkaramaz! Dedi. Dilduba ve annesi komiserin odasından dışarı çıktılar. Ekip onları aldıkları gibi emniyetten evlerine götürüp teslim ettiler. Dilruba ilk karakol macerasını bu şekilde yaşamış oldu.
Bu gün de böyle heyecanla geçmişti. Artık Dilruba korkmuyordu komiserin sözleri ona cesaret vermişti. Bu arada ev aramaya devam ediyorlardı ve Bursa’ya gelişlerinin 13.günü bir ev buldular. Küçük bir evdi ama olsun onlara yeterdi. Yeter ki huzurları olsun. Evlerine taşındılar sonunda Dilruba küçük bir atölyede mahalle arasında işe başladı. Yazmalara desen basıyorlardı ve o işini çok sevmişti. Haftalığı azdı ama olsun en azından bir gelirleri vardı. Kardeşi Metin de bir boyahanede işe başlamıştı ağabeyi henüz bir işe girememişti. Askerlik yoklaması geçmişti yakında askere gidecek olduğu için iş vermiyorlardı. Küçük kardeşi Neslihan ilkokul 4.sınıfa Bursa'da devam ediyordu.
Bir hafta sonu sabahın erken saatleri uyanıp birlikte kahvaltılarını yaptılar. Mayıs'tı ve artık havalar ısınmaya başlamıştı. Dilruba kapının önünde tanıdık bir sima gördü, Osman dayısıydı ve onların evini arıyordu. Dilruba dayısına seslendi. Dayısı onlarla biraz konuştuktan sonra Osman dayı gitti.
..

Devamını Oku
Atilla Birkiye

Sıcak bir Ağustos esiyor. Yeryüzü toz toprak; güneş beynimin içinde, bir ekvator şarkısı söylüyor. Bunalmışım masanın başında. Masa da yıllardır yazdığım masa.

Haydi, anımsa, Cansever’in şu dizelerini:

Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
..

Devamını Oku
Bekir Gedikoğlu

02.07.2003 tarihinde bir tesadüf neticesinde bu sitedeki arkadaşlar ile tanıştım. Bu siteyi ve arkadaşları samimi bulduğum için onlara kalbimin ve usumuntüm kapılarını açmakta bir sakınca bulmadım. Bulacağımıda snmıyorum. Cevval şiirlerin yarattığı denizlerde yüzmeğeve göze suyu gibi akan şiirlerden kana, kana içmeğe başladım. Atatür gibi zekalı arkadaşlarım var. İçeriği görkemli ve erdemli şiirlere yorumlar yazdım, yazacağım. Bilmeden ve farkında olmadan üzdüklerim var ise af ola. Çünkü; siz benim kalbimsiniz, gözümsünüz, kulağımsınız. 'İNSAN KENDİNE ZARAR VERİR Mİ? ' Ben 32 yıldır her sabah gazetemi okur ve diğer işlerime bakardım. Bu ilkem şu anda yıkılmış durumda. Şimdi önce sizinle sohbet ediyoeum ve ondan sonra fırsat bulursam gazeteye bakıyorum. Kısaca sizsiz bu dünya dönmüyor. Siz benim kalbimin, dilimin, bakışımın, görüşümün ve aklımın şekillenmesine çok ama çok yardımcı oluyorsunuz...ve bu zaman diliminde sizinle birlikte 1 Aralık 2004' ün Kurban Bayramına eriştim...........................

..........Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, esenlikler diler ve bütün dünyada hayırlara vesile olmasını dilerim............................................................................................................


Ankara; 30 Aralık 2004
..

Devamını Oku
Hatice Türkmen Yurtseven

(Teşhis ve İntak şiir örneği.)

Hüzün kokardı köyümün ağustos geceleri
Ve ben hüznü severdim deliler gibi
Geceme ağustos geceleri eşlik ederdi
"korkma yalnız değilsin ben varım"derdi
Ben dırdır ederdim onlarda cırcır,
..

Devamını Oku
Emre Ballak

Gitme benden canım koşarak uzaklasmasin benden değmesin sana rüzgar kelebekler kanatlarını açsın yüzünde açsın bahar Çiçekleri konmasin arılar bir kanepe bir halı evimize gonlumuz köşk olsun...

Ömür Yetse/30 Haziran 2015 {17.15]
..

Devamını Oku
Yakup Icik

30
Merhaba ile elveda arasındadır bütün güzellikler.
..

Devamını Oku
Yusuf Önder Bahçeci

Gözlerimi kapatıp hep düşünüyorum,
Aylardan Ağustos ama çok üşüyorum,
Sevdanın doruğundan düşüyorum,
Gözlerimi kapatıp hep düşünüyorum.


Gözlerimi kapatıp hep düşünüyorum,
..

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kadının ilk biçimi iç içe geçmiş iki dinozor boynu idi. Sonra değişti zamanlar, ve kadının biçimi de değişti. Giderek kadın daha küçük oldu, daha akışkan, daha bir biçimlendi. İki (bazı ülkelerde üç) direkli bir gemiye benzedi kadın. Yüzdü kadın gemi misali, ve hayat kavgalarından oluşan talihsizliklerden soyutladı kendini. Silindir taşıyıcısı güvercinin atış mevzisindeki balık pulunda bile yüzer kadın. Zamanlar değişir kuşkusuz, ve bizim zamanımızda daha çok bir bombanın fitil boşluğuna benzemektedir kadın.


Andréas Embiríkos (1901-1975, Yunanistan)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy


..

Devamını Oku
Fikret Turhan

30 bin feet'in üzerinden
bulutlara baktım
sanki
hiyeroglif
bir yazı çeşidiyle
bir şeyler anlatıyor gibiydiler
bana...
..

Devamını Oku
Arif Toprak

ağustos böceği

dışarıda
ağustos böceği ötüyor
bilmem kaçıncı seferinden dönüyor
balıkçı motoru
elleri boş
..

Devamını Oku