10 KASIM ŞİİRLERİ

10 KASIM ŞİİRLERİ

Münevver Düver

Yurdumun üstüne bir güneş doğdu
Düşmanı denize attı Atatürk.
Sakarya, Samsun’da yağmurla yağdı
Kocatepe’lerde yattı Atatürk.

Millete Emanet bıraktı yolu
Bu yoldan gidenler Kemal’in kolu
..

Devamını Oku
Herdem Ankara

Dil suskun yürek dingin
Bir an dil konuşmak ister yürek susturur
İncitir diye korkar harfler
Sokak soğuktur
Çiseleyen yağmur sen gibi değer yanağıma
Kasım soğuk
Kasım karanlıktı
..

Devamını Oku
Timur İlikan

Ne zaman kara bahtıma doğacak bir güneş
Bıktım artık aramaktan kendime her gün eş

(30 Ekim 2007/ İstanbul)

Sen gülünce gönlüm olur hep gülşen
Ben şen, kalbimde açılan her gül şen
..

Devamını Oku
Menekşe Gülay

Her on kasım da bir hüzün çöker içime,
Durmaz gözyaşlarım bir sızı, yüreğimde,
Acılara boğulur ruhum, seni göremeyince,
Atam senin için ağlıyorum bu yaslı günde.


Sirenler çalıyor milletçe hüzünlüyüz şimdi,
..

Devamını Oku
Osman Demircan

Ah bin kere ah... Son kez denize bakışımdır belki de yıldızların denizle oynayışını seyredişim. Bir boğulma anıdır denizle mehtap arasında kalışım. Bir insanın son kez çay getirişidir belki de ruhumun ölümcül soğukluğuna. Bir insan gözünün son bakışıdır bana gülüşlerimin son çabasında. Bu dünya sizin olsun, her gün eşeleğiniz çöplükleriyle. Artık yeter dediğimin, yetersizliğindeyim. Artık durun dediğimin canıma yettiği yerdeyim. Sevdiğiniz kara kaşımın altında gözlerim ıpıslakken, ölüm uykusundayım. Rüyalarımın tükendiği fakat gecelerimin ise bitmediği bir yerdeyim. Ben her akşam üzerine çarşaf niyetine kefen geçirdiği biriyim. Yaşamın türlü çiçekleri bir mutluluk elbisesi gibi üzerinizdeyken, çingeler gibi bir çalıp bir oynarken, yüreğimde bırakmadınız bir metelik sevgi. Çaldığınız tüm pembe düşlerim, sizin sermayeniz olmuştur. Tüm sevgililere düşlerimi, pembe gül niyetine sattınız. Ah bin kere ah... Sizler yeryüzünün kurtçuklarısız. Ah bin kere ah... Asla kelebeğe de dönüşemeyeceksiniz. Tüm dünyanın sizin lehinize döndüğü anlarda haklı bulunsanız bile asla haklı olamayacaksınız. Tüm kurulların size işlediği yollarda arabalarınızı üzerime sürseniz de, bir kara kaşım kadar gözümün üstünde yeriniz olmayacaktır. Dünyanın değersizliğinde,sizin bir kıymetiniz olacaktır. Dünya size çok nimet sunsa bile, bir kara kaşım kadar gözümde kıymet taşımaz. Hal böyle iken, sür arabanı dünya malına. Ah bin kere ah... Gözyaşlarımın ve gülüşlerimin aynı anda yüzümde belirdiği andayım. Ağlayışlarım dünyanın saçmalıklarınadır. Gülüşlerim ise tüm bu saçmalıklara değer vermeyişimdendir. Ah bin kere ah... Kendimi atarsam kayalara, alnımdan boşalacak kanlarımın, kara kaşlarımı kaplamasından korkarım. Kendimi atarsam kara sulara, kaşlarımın karanlıkta kalmasından korkarım. Ey insanlar, boşuna beni intihara sürüklemeyin. Bilin ki ne sizin ne de dünyanın bir kara kaşım kadar değeri vardır. Kara kaşımdan bir kıl koparsa buna yanarım.
..

Devamını Oku
Yusuf Tuna

Ebu Bekir Efendimizin torunu olan,
Üçüncü olan silsile Kasım bin Muhammed.
Selman-ı Farisiden zikir görevi alan,
Üçüncü olan silsile Kasım bin Muhammed.

Her gün Hakka tevekkül ederek zikre dalan,
Kendisine Kuran-ı Kerimi rehber kılan.
..

Devamını Oku
Fikret Turhan

nisan,
aydan çok
kadına yakışan
bir addı...
eylül de
öyle...
kasım,
..

Devamını Oku
Türkan Sarı

Kasım hüzün dür dedi,
Kafamı kaldırdım
Eylül dedim, Kasım dedi,
Kasım da ben hüzünlenirim,
Gülmek geldi içimden
Gözlerine baktım,
Gözlerinde nem vardı,
..

Devamını Oku
Hikmet Aslan

Kimyamı bozan kadın,
Söyle ne idi adın,
Aklımı baştan aldın,
Bir kasım akşamında.

Artık yoktur kaçarı,
Gözlerimden içeri,
..

Devamını Oku
Adnan Altınsoy

***** ON KASIM *****

Bu gün on kasım
Benim en büyük yasım
Daha onbeş yaşındaki devletim
Hem öksüz kaldı hem yetim.
*************
..

Devamını Oku
Mehmet Tamer Altıparmak

NEFESİN KESİLDİ SARARDI YÜZÜN
DOKUZU BEŞ GEÇE KAPANDI GÖZÜN
DÜŞMANA TOY DÜĞÜN BİZLERE HÜZÜN
TARİHTE ON KASIM KARA GÜN PAŞAM

HİCRANLA YAD ETTİM TÜRKÜN ATASI
SAYGISIZ DAVRANAN MECZUP HATASI
..

Devamını Oku
Vecdi Murat Soydan

Bu yazımda sizlere bir spor dalı olarak kabul edilen boksun olumsuz tarafları hakkında bilgiler vereceğim. Konuya geçmeden önce spor sözcüğünün sözlük anlamına bir bakalım. Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümüne spor denilir. Boksun tanımı ise, belirli kurallara uyularak yapılan yumruk dövüşü, yumruk oyunu anlamına gelir.

Ülkemizde ve dünya ülkelerinin pek çoğunda ilgiyle izlenen boks, dünyanın bilinen en eski spor dallarından birisidir. Boksun tarihine bakacak olursak, eski Yunan’da ve Roma’da boks önemli sporlardan birisiydi. Ama bu spor acımasız bir biçimde yapılırdı ve dövüş genellikle boksörlerden biri ölünceye kadar sürerdi. Daha sonra yasaklanan boks 18. yüzyılın başlarında İngiltere’de yeniden ortaya çıktı. 1719’da James Fig, Londra’da bir ring kurarak hem ders verdi, hem de bütün rakipleriyle dövüştü. Çıplak yumrukla yapılan bu dövüşlerin kuralları yoktu ve çok acımasız biçimde bazen saatlerce sürüyordu. İngiltere’de 1866’da amatör spor kulübü kuruldu. John Chambers ve VIII. Queensburg Markisi’nin yönlendirmesiyle eldivenle yapılan maçlar için kurallar getirildi. Böylece çağdaş boksun temelleri atılmış oldu. Türkiye’de boksa ilgi 1. Dünya Savaşı sonrasında başladı. 1919’da İstanbul’da ilk boks kulübü kuruldu. Türkiye’de profesyonel boks 1950’lerde başladı. 1923’te Boks Federasyonu kuruldu.

Yetkililer Avrupa’da boksa başlama yaşının ilkokula başlama yaşı olduğunu, Türkiye’de ise bu yaşın 9-10 yaş olduğunu belirtiliyorlar.
Türkiye’de boks; minik, alt minik, yıldız, genç ve büyükler olmak üzere çeşitli katagorilere ayrılıyor. Birçok ülkede halen boksun ve halterin spor sayılıp sayılmadığı tartışılıyor. Boks sporunun genç yaşlarda vücutta kalıcı hasar bıraktığını söyleyen birçok hekim, boksun bir şiddet gösterisi olduğunu savunuyor.Uzmanlar boksun bir spor olmadığını, insanlara fiziksel olarak zarar verdiğini, dişlerin kırılıp, insanda deliliğe yol açtığını belirtiyorlar. Ayrıca kafatasına alınan her darbede beynin hasar görebileceğini belirtip şu örneği veriyorlar: Yumurtayı elinizde ileri geri hareket ettirerek sallayıp içini açtığınızda sarı ve beyaz kısmının karıştığını görürsünüz.
Kafatasına alınan darbeler de böyledir. Gelen bir darbede, kafatası içindeki beyin dokusu ileri geri hareket eder, bu durumda kafatası kemiklerinin iç yüzeyine çarpan beyin dokusunda da ciddi tahribatlar oluşabilir.
..

Devamını Oku
Yahya Garip

Aldı gitti geri vermez
Boş gelir ses gelmez
otuz sekiz sefer sayılı
Kara tren, kara Kasım treni

Paşaların paşasıydı Maraşal Kemal
Halkının gözbebeği
..

Devamını Oku
Keziban Arpacı

Sonun mu başındayım,başın mı sonudur bu
Züleyha hasretiyle düştüğüm kuyudur bu
Yâ Rab,merhamet eyle,kurtar beni kendimden
Ya ben hazana ikram ya kasım lütfudur bu...!


bir kasım,ikibinsekiz,beylerderesi.
..

Devamını Oku
Fuat Polat

Keşke seninle bir Kasım sabahı
Buz kesmiş plastik sandalyelerin üzerine
Minder isteseydik çaycı amcadan
Kırmızı benekli çay tabaklarımızı
Denizin üzerinde kur yapan rüzgara savursaydık

Keşke seninle bir Kasım sabahı
..

Devamını Oku
Yusuf Ter

Cumhuriyet Haber Merkezi, 22.10.1999 - Bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren Cumhuriyet yazarı Ahmet Taner Kışlalı, son 20 yılda Cumhuriyet yazarlarına yönelen saldırılar zincirinin son halkası oldu. Cumhuriyet, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ümit Kaftancıoğlu, Cavit Orhan Tütengil, Onat Kutlar gibi çok değerli yazarlarını yitirirken Server Tanilli saldırı sonucu sakat kaldı.
Bahriye Üçok, Muammer Ulusoy, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetleri çözülmeye başlandı...
2000 yılının ilk aylarında polisin yaptığı başarılı 'Umut' operasyonu sonucunda kaatil sanıkları yakalanarak adalete teslim edildi. 11.07.2000 tarihinde, İran tarafından yönetilip yönlendirilen Tevhid, Selam ve Kudüs Ordusu örgütlerinin elemanları olan sanıklar Necdet Yüksel, Ferhan Özmen, Hakkı Selçuk Şanlı, Yusuf Karakuş, Muzaffer Dağdeviren, Abdülhamit Çelik, Fatih Aydın, Hasan Kılıç, mehmet Şahin, Mehmet Ali tekin, Haluk Özçelik, Mehmet Kasap, Mehmet Gürova, Adil Aydın, Murat Nazlı, Arif Tarı ve Mahmut Koca yargılanmaya başlandılar.


Tütengil Hoca

..

Devamını Oku
Kemal Kabcık

PAYLAŞIMLA VAR OLDUK ve PAYLAŞIMLA İLERLEYECEĞİZ! .
{}
20 Ağustos 2012 Pazartesi 09:44:27

“KUTADGU BİLİG” Adlı Kitabımızın Önsözünden Kısa Bir Anlatı:

{…+.+.+…} Gelecekte Ülke Yönetimi Üzerinde Söz Sahibi Olacak Gençlerimizin Yanılgıya Düşmemeleri İçin Milli Kimliğimizi Yansıtan Olumlu Değerlerimizi Benimsemeleri ve Günlük Hayatlarında Pekiştirerek Alışkanlık Haline Getirmeleri Gerekmektedir. {…+.+.+…}
..

Devamını Oku
İbrahim Arslan

O konuşuyordu şimdi. Ne soğuk adamdı...
Şu ise şunun şurasında fazla konuşmadan sözü Eylül aldı.
O'ya sataşıyordu.
- Sen kadın olsan kesin.... dedi.
- Evet bu kadar sıcak olmam, dedi O.
Sıcak, sıcacık olurdum...
- Bırakın bu muhabbeti dedi Tem...
..

Devamını Oku
Osman Yavuz İnal

Bizim Kasım
Kasıntı Kasım
İzne geldi
Kasım ayında
Kasım kasım kasılarak
Kasımpatı topladı
Kasımpaşa’da
..

Devamını Oku
Mehmet Gözükara

Dil sözü kulaklara, kulaklar vasıtasıyla insanları içine akıtan bir anlaşma aracı, bir köprüdür. Bu araç, bu köprü vasıtasıyla insanlar birbirlerine gidip gelirler. Hele bu şiir dili, üstünü üstlük adı üstünde Türk Dünyası Şiir Şöleni ise durum biraz daha farklılaşır. Aynı dilin lehçelerini konuşan başka başka ülkelerden şiirin diliyle birbirimizi kucaklayacağımız “Türk Dünyası Şiir Şöleni”ne davet edilmenin mutluluğu ile yüreğim çiçeklendi

2010 yılında İstanbul’da düzenlenen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 10. Zirve Toplantısı" sırasında TÜRKSOY tarafından önerilen “Türk Dünyası Kültür Başkenti” uygulaması oy birliği ile kabul edilmiş, bu karar doğrultusunda da 2011 yılında “Astana 2012 Türk Dünyası Kültür Başkenti” seçilerek yürürlüğe girmiş ve 2013 yılı için Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak Eskişehir seçilmişti.

2012 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti olan Astana, 24 Şubat 2012 Açılış Galası ile başlattığı etkinliklerini, 30 Kasım 2012 Kapanış Töreni ile Türk Dünyası Kültür Başkenti bayrağını Eskişehir'e devretti.

Şiir okuma vesilesi ile ilk defa aynı millet ayrı devletlerde yaşayan kardeşlerimle bir araya gelme duygusu beni fazlasıyla heyecanlandırmıştı. Osmanlı İmparatorluğuna kuruculuk yapmış Karacaşehir’i göremedim ama, “Sakarya Çocuğu” “Bizim Yunus” Porsuk Çayı gibi akıp durdu yüreğimizin içinde. Odunpazarı Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezinde yapılan şiir şölenine yurt içinden: Şaban Abak, Selim Tunçbilek, Mehmet Gözükara, Gökhan Akçiçek, Nazım Payam, Mehmet Aycı, Tayyib Atmaca, İsmail Gül, Fikret Görgün, İbrahim Sağır, Mustafa Ünal, Ahmet Urfalı katıldı.
..

Devamını Oku