Ruhsal Soy
Bir belgeselde izlemiştim; guguk kuşu yumurtasını başka bir kuşun yuvasına bırakır, yumurta üzerinde yatmaktan ve yavruyu beslemekten kurtulur. Yumurta diğer yumurtalardan önce açılır ve diğer yumurta ve yavruları yuvadan atar! Korsan yavru çabuk gelişir ve üvey annesinden cüsseli hale gelir. Zavallı üvey anne yuvaya yiyecek taşımaktan helak olur. Kuş aklı işte… Bazı kuşlar korsanı fark eder ama yumurtalar benzer olduğundan hepsini terk etmek zorunda kalır. Bu durumda yumurtanın içinden çıkan yavru üzerinde yatan kuşun cinsinden olmuyor!
Nuh peygamberin isyankar oğlu babasının yolundan gitmiyor çünkü aynı ruhsal soyda değiller!
“Allah, ‘Ey Nûh! O asla senin âilenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir. O halde hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben sana cahillerden olmamanı öğütlerim’ dedi.” Hûd/46; Diyanet Meal
..
her gece hayal kurardım.
kendim ve bana emanet edilenler için.
bir uçak görsem yıldızlar arasında
dua ederdim hemen.
“bende o uçağa bineceğim diye”
..
Her kasım sert geçer gönüllerde,
Nice şairler boğulur aşk yağmurlarının getirdiği, duygu sellerinde.
Bu kasım ayında da almadı Yaradan canımı,
Hâlbuki bir o kadarda özgürce bırakmıştım
Aheste aheste kendimi dalgaların arasına…
Bu sefer öldürür diyordum bu acılar ama daha kötüsü geldi başa,
..
16 KASIM
bir devrin döndüğü,bir çağın değiştiği tarihtir 16 kasım.daha gelirken henüz dünyaya,sanki yaşayacaklarını bilir gibi,
ağlayarak gözlerini açmaya çalışan bir çalı kuşunun,bir türkünün,bir gamzelinin doğumudur 16 kasım.
minicik bir prensesken büyüyüpte ileride bir yüreği fet eden sevginin en doyumsuzuna sahip olacak bir prensin düşlerinin,
doğduğu bir tarihtir 16 kasım.
16 kasım bir aşkın yeni yeni filizlenmeye başladığı,bir kundaktan beyazlar içinde çıkıp bem beyaz gelinliğin giyindirilemeyeceği-
..
Ay bulut
Nöbetinden firar etmiş
Yücelte yücelte ulu göklere erdirilen hüznün
Eşsiz fotoğrafı tek başına göç
Ayakları yaya gezen yorgunlukların içinden çıkan
Dışarıdan dışarı
Güdüzün bıraktığı pazar yeri gibicesi
..
Okunmaz pusulası unuttuğu teninde çığarmış
klavuzu kaybın hüzün sızıntısı baştanaşağı
İnsandan üste akınca
Mecalsizin kapısından masrafını can borcuna yüklenişi
Zül..ve zalıma
Tamam...
Bu sesteki susmasız acı tanıdık
..
O’nun adı ile ilk akla gelen,
Çevresinde sayılan ve sevilen,
O’nu her yönüyle tanıyıp bilen,
Ne eksik, ne de bir fazla söz katsın;
Biri bize ATATÜRK’Ü anlatsın!
Yok arkadaş! Ben anlamam yolu yok;
..
Akşam oldu olacak..
Karanlığın bu vaktinde bu karlı dağların uzağı
Günlerden dondurucu serinlik
Hallerden firar
Bana
Azalıp giden zamanın güz izlerinde
Ağı gibi değen sarılıp yapışmaların
..
Geleni geçeni olmayınca
Han hanlıktan çıkar...yol yolluktan
Yolcusu olmadıkca yol kıyısındaki çınarlar
Daha bir yalnızı gölgelenir, daha bir kuytu düşer uzağa
Geleni gideni olmayınca çiçeklerin bahar olduğunu kim göre
Kimin haberi ola
Geleceği olmayınca gidilmiş bütün çığırlardan
..
Güzellik belki çakıra çalan gözleriyle
İki kaşın arası
Güzellik durgun bir ırmak seyri
Kimine göre kimi yerde esmer
Güzellik dudu dillik ballı badem
Noktacık benlik
Zülfü siyaha dökülsün dökülmesin
..
Kullanılmamış bir hayatın hüzün yüzlü bakışlarıyla
İnsanlar
Donuk bir resme doğru bakışıp duruyorlar
Aradan
Hızla savuşunca sanki kendi kendilerinin
Talih kuşu konacak zannederek yıkık virane omzunu
Bulanık bir fotoğrafa poz kesiyorlar
..
Koskoca kurumun yükü sırtında
Ne yapsın hizmetli Kasım Efendi
Ezilir büzülür dertler altında
Ne yapsın hizmetli KasımEfendi
Kimi der dışardan al bir sigara
Kimi der giderken bana da uğra
..
Şurdan burdan insanım diyen herkes
Uçmasına gerek yok...
Basit bir gülüşün peşinden giderek de içten
Uçmasına gerek yok büyük işler çevireceği aptallığına
Cumbo yayınlarına akın akın
Kalabalıkları kaçırmamak için...
Korkmasına gerek yok..
..
Tarifsiz
Uzak ellerden doğmuş bir salkım ay ışığı gibi
Camdan bakan evin güzel konuğu tarifsiz
Aramızda ne yel var ne boran
Aramız
Sümbül dağlarından çiçek
Gönül bağlarından sarhoş,
..
Sevmelere dahil olmak
Onca göçerliğin vardığına değen
Sonsuz hoşnut kalmaların el ve gönülbirliğiyle kurulu konağı
Sevmelere mü-dahil olmak ezik büzük artık bir kül tablası
Leş beleş...
Sevmelere dahil olmak gün gibi aşikar,
Yağmur gibi sağnak
..
Durum
Sandığından da aşk
Ama gene de acele etme sen
İvediye getirme
Eğer insan dili kendi varlığının
İfade eden bir bölü kaçıysa
Hasretle bekleşmek...sevene
..
Selam verdim
Boçlu kaldıysam kalandan bir fazlası olsun
Bunu kaldırmaya fazlasıyla pekala yetebilen
Benim can borcum, insan omzum, yaşam gücüm
Selam verdiysem
Bile bile toprağına bastım hayatın
Selam verdiysem iyiliğe güzelliğe diyip gidene
..
Karnın...
Zıngır zıngır zil davul
Ne çalarsa çalsın karnın
Kalbin senden umudu kestiyse
Kafan basmıyorsa hayıra ve şerre
Aç ve açıktaysan insanlığını dünden mezara gömdüğün
Sevgiye
..
Hayatın dağı deresi olduğu ıspatla
Gözünün uğrunda duruyordu üstünde yaşadığı
Ve küçük yalpalanmaları vardı hayatın
Sırtı kendini taşıyabilecek insanların ancak
Şiddetine ve sarsıntısına dayanabileceği
Dümdüz ve sövüşkün ölüşmek değildi
Yaşamdan maksat gelip gitmek
..
Eserek
Yağarak sokaklara hazırlıklı çıkan
Gözleri güzel şeylere bakmaya tövbeli
Buz kesiği derin dondurucular ilişkisizliğiyle
halinden bıkkın
yabancı bir yüzün ötelere çevrilmiş tarafında küsküne
Her duyduğu sesi şiddetle redde hazır
..



