Gördüm o mühürlü kapıları, duydum o kanlı gürültüyü,
Yırtıp atasım geldi ruhuma dikilen o dar, o kefen örgüyü!
Siz ey kürsülerden yalan kusan otomatondan korolar,
Bize biçtiğiniz o kölelik ömrü, bilin ki göğsümde kırılır, daralır.
Siyah ekranlardan süzülen neonlar kör etmek içinse gözlerimi,
Karanlıkta bile parlayan o vahşi öfkeyle fırlatıyorum sözlerimi!
Banka cüzdanlarında dönen o kutsal, o sahte illüzyon,
Varsın patlasın, varsın çöksün arkada kurduğunuz o vizyon!
Beni bir asgari ücrete, bir sayıya indirgeyen o veri tabanı,
Unutmuş besbelli, içimde patlamaya hazır bekleyen o volkanı.
Yukarda muktedirler çizedursun o kör ve kanlı kaderi,
Aşağıdan geliyor işte, zincirini kıranların o sessiz ayak sesleri!
Ha çökmüşüm bu hiçlikte, ha demişim titreyen dizlerime ayağa kalk,
İşte kalktım! Söküyorum gözümdeki o mil çekilmiş bağı, uyanıyor halk.
Madde tavan yaptıysa yapsın, mana benim damarlarımda akan bu delilik,
Sizin o kusursuz işleyen mekanik düzeniniz, bende sadece tek bir çentik!
Şimdi usulca sokuyorum gövdemi o devasa çarkların tam arasına,
Bir çomak gibi geriliyorum zihninizin o sığ, o korkak yarasına.
Ruhum havlu atmadı, zihnim kuşanıyor en keskin geceyi,
Kırılacak o dişliler; çünkü bu hiddet, artık yutmayacak tek bir heceyi!
ENGİN TOPKAN
Engin TopkanKayıt Tarihi : 23.07.2026 15:32:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



