Onur BİLGE
“Islak Mavi,
Yanık tende masmavi gözler nasıl olursa işte aynen öyleydi, ıslak gözlerin. Uzun, sık, kıvrık kirpikli, akı çok… Çocuk çocuk: “Çoktandır ayrıydı annemle babam. Anneannem, annem ve ben… Kendi yağımızla kavruluyor, yuvarlanıp gidiyorduk. O adam ellerinde çiçeklerle evimize gelmeye başlayınca huzurumuz kaçtı. Bende hüzün ve eziklik, anneannemde telaş ve merak, annemde sevinç ve heyecan… Belirsizlikler arasında kahroluyorum!” diyordun. Daha sonra değişti işin rengi, sana döndü bütün ilgi. Ne olduysa ondan sonra oldu zaten.
Zaten boyalıydı gözlerin. Kudretten oyalı boyalı… Ben diyeyim mavi, masmavi, sen de lacivert… O adam gözlerini nasıl boyadı? Öyle bir havalandın ki durup dururken! Neymiş? Bakara güllerle geliyormuş, adına şiirler yazıyormuş, mum ışında müzik eşliğinde okuyormuş, gözlerine ne hoş bakıyormuş. Neymiş? Özel taksisi varmış. Sizi en lüks yerlere götürüyor, her gün gezdirip tozduruyormuş.
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta