Onur BİLGE
“Portakal Çiçeği’m,
Nasıl da dolardı dükkân, Kaleiçi’nde. İçerisi tıklım tıklım, belediye otobüsü gibi et ete, balık istifiydi. Dışarılara kadar taşardınız, yetmezdi de karşı arsadaki badem ağacının altına yayılırdınız. Düğün eviymiş gibi bir kalabalık… Şimdi, suyu çekilmiş değirmene döndü oralar.
Hafiften bahar geldi ya yine yeşillendi Antalya. Evlerin içinde, sobaların başında pinekleyenler kapı önlerine çıkmaya başladılar. Kaleiçi akşamlarını bilirsin, gülüş cümbüş… Eline kemanını, darbukasını, klarnetini alan Roman vatandaşlar eski usul çalmaya başladılar mı etrafta ne kadar ehlikeyif varsa toplanıyor başlarına, vur patlasın, çal oynasın! O küçük kızlar nasıl da kıvırtıyor, büyüklere taş çıkartıyorlar! Bildim bileli eğlencelidir Antalya geceleri.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta