Zurnanın Zartı Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3469

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Zurnanın Zartı

Şafak vakti şu yerler pek ayaz, hem kapkara,
Kahkahalar yeşerttim, yalnızlığın ufkuna,
Ayın solgun yüzünde, titreyen rüzgarlarda,
Buzdan kaleler diktim, bembeyaz, pürüzsüzce,
Dağıldı tüm düşlerim, tıpkı rüzgarın hızı,
Solmuş dallar sakladım, kış kapıya varmasın,
Mevsimler değişmesin, veda vakti çatmasın,
Gülümse ki o ruhun, sızlamasın asla bak,
Devleşirdin kalbimde, sığmazdın şu dünyaya,
Gah dalgalı bir deniz, gah sessiz bir deremsin,
Daima bozkır gülü, baharımın müjdesi,
Can bulmaya can atan, narin yaban gülleri.
*
Artık hangi yabancı, hangi uzak nefessin,
Hangi izbe köşede, hangi derin yerdesin,
Belki,
Bilmem ki hangi halle, nasıl bir haldesindir,
Keyfin yerinde elbet, huzurlusun kuşkusuz,
Mutluluk sevinç hakkın, gam keder cana kalsın,
Gözlerin bizi seçer, uzaktan olsa dahi.
*
Sabır teli gerildi, koptu kopacak artık,
Sabır küpü çatladı, dökülür tüm sırlarım,
Tam o kritik anda, en hassas bir noktada,
Söz bittiği o yerde, nefesler düğümlenir,
Bardağı taşıran o, son damla düştü yere,
İnceldiği o yerden, koptu bağlar nihayet,
Maskeler yere indi, gerçekler çırılçıplak,
Saklı kalan ne varsa, bir bir çıktı ortaya,
Fırtına koptu artık, geri dönüş yok asla,
Kimisi feryat eder, kimisi derin susar,
Hayatın dönüm yolu, kaderin son hamlesi,
Şah damarı hayatın, zurnanın sesi odur.
*
Hangi ey zalim felek, kim istersin şu candan,
Meçhul bir diyardasın, kayboldun dumanlarda,
Keşke,
Nereden bilecekler, içimdeki sancıyı,
Rahat mısın yerinde, uykun tatlıdır elbet,
Canan şansı yakalar, keder ruha yazılmış,
Kalbin bizi hatırlar, andığın an ansızın.
*
Sesler yükseldi birden, çığlıklar arşa çıktı,
Sükunet paralandı, dağıldı her bir yana,
Kırıldı camdan kalpler, onarılmaz bir daha,
En can alıcı yerdir, zurnanın zartı o an,
Toz duman doldu cihan, ufuklar kapandı bak,
Artık yalanlar bitti, hakikat yüz gösterdi,
Gözyaşları kurudu, pınarlar bitti artık,
Vedalar mühürlendi, yollar ayrıldı kesin,
Kalbimde bir zelzele, yıktı tüm hatırayı,
Bir yanı yangın yeri, bir yanı buzlu vadi,
Unutulmuş şarkılar, sitemin son bestesi,
Adı konmamış acı, zurnanın sesi odur.
*
Ruhun hangi hayalde, hangi düşün içinden,
Belirsiz duraktasın, puslu ufuklardasın,
Şayet,
Anlatsam anlar mısın, derdimin deryasını,
Afiyettesin elbet, hayatın şen şakraktır,
Sefa o canla kalsın, cefa kalbe yazılmış,
Ruhun bizi hisseder, en derin uykularda.
*
Koptuğu yer burası, bitiş çizgisi bugün,
Kelimeler tükendi, lügatler sustu artık,
En ince sızım odur, geçmeyen sancım odur,
Zurnanın o sesiyle, irkildi koca alem,
Devrildi koca çınar, yerle yeksan oldu bak,
Bahar beklerken ruhum, kar boran geldi çattı,
Kapılar kapandı bak, anahtarlar kayboldu,
Son sahne indi artık, alkışlar kesildi bak,
Izdırap dindi sandım, lakin bin kat arttı bak,
Gah bir alev halisin, gah bir dumanlı dağsın,
Mahşer gününün rengi, hüsranın son sahnesi,
Tam da o an o andır, zurnanın zartı odur.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 26.2.2026 11:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!