Ay serçe parmağına dolanıp
Uzun erimli bir geceye döndüğünde yüzünü zaman
Anlatılamayacak kadar her ne ise zor olan
Sormaktan alıkoyamıyorum kendimi
Hiç kimselerle dahi paylaşılamıyacak
Bir büyük sırla yaşamak,
Acep ne denli ağır gelir ki insana.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Sonsuz Sevgilerimle Şiir tadında Şiir ve Ant+10 Dara Dıla
Son zamanlarda;
Sözlerindeki tutarsızlıklar seni ele veriyor
Oysa ortak konuştuğumuz bir dil di şiir bizim
Bu gidişatı bir an evvel toparlayamazsak
Bil ki, öteleye erteleye sorunları
Duldasına hayatın sığamayıp
İşin sonunda kaybolup gidipte
El olmakta var, kendi sesimize....
EN VURUCU SATIRLAR SN AYDIN GÜLER KALEMİNİZ FEVKALADE ÇOK OKUNMALI BENCE....
Nerdesiniz sanat sever okuyucular.
müzeyyen başkır
Evet...el olmakta var kendi sesimize..işte şiir burada anafikir gibi kendini söylemiş........Hangi müziğin eşliğinde olursa olsun......Kutluyorum....
vay be işte bu, aşkın felsefesi. gercekleğe aşkla bakmak, AŞKTA DEVİNİM/SEL DEVRİM BU!
Biliyorum ki; Zeytin'e Yazmak'lar bir gün Zeytin'in kitabına dönüşecek ve alıp sevgiyle okuyacağız, bu Akdeniz'li şiirleri.
-Çağına pusu atmak ..- çok vurucu bir dize. ve daha başka dizelerle vuruyor şair dağılmışlıkları.
Bir uyarı; üçüncü bölümün sondan dördüncü dizesinin ilk sözcüğü-Sektör..-mü gerçekten? Bana -sekter- olabileceğini düşündürttü dizenin gerisi. Elbet şair daha iyisini bilir.
Kutluyorum sevgili şair.
Bilgi akışında bir kirlilikmi var ki
Beni anlamakta bu denli zorluk çekiyorsun
Söyler misin bana! ...
Yüreğinize,gönlünüze sağlık! Kutlarım sizi.....Saygılar
El olmak da var, kendi sesimize.
Ne demeli, el gibi bakmayalım da kendi yüreğimize.
Anlmına erene iyi bir akıl.
Tebrikler.
Koca bir yaşamı sorgulamak
Ve bütün bu yaşanılanları
Belli bir sürecin dışında tutmak mümkünmü
............yazan yüreğe saygıyla!!!
Son zamanlarda;
Sözlerindeki tutarsızlıklar seni ele veriyor
Oysa ortak konuştuğumuz bir dildi şiir bizim
Bu gidişatı bir an evvel toparlayamazsak
Bil ki, öteleye erteleye sorunları
Duldasına hayatın sığamayıp
İşin sonunda kaybolup gidipte
El olmakta var, kendi sesimize....
ve şair dayanamaz asıl söylemek istediğini koyar ortaya.. :))
tebrikler...
**Bilgi akışında bir kirlilikmi var ki
Beni anlamakta bu denli zorluk çekiyorsun
Söyler misin bana! ...
Nasıl bir iştir bu Zeytin im..***
yine zeytinle sohbet...tanıdık birisi olmaya başladı ZEYTİN..:))
ve final harikaydı...tşk.ler..yüreğinize sağlık..
Bu şiir ile ilgili 24 tane yorum bulunmakta