Adam kendini ifade etmekten zorlaniyordu. Kelimeleri bulamiyor anlatamiyor du.
Bir seyler anlatmak istiyor du. Bocaliyor du, caresiz bir ruh haliyle, kendisini icinde bulundugu
Durumu anlatacak kelime bulamiyordu. Eskiden cok büyük bir el isi ustasiymis, marangoz mus yaptigi
dolap bile hala ilk günkü gibi tertemiz cilali duruyordu. Cok güzel bir de karisi vardi. Oturakli düzenli
Degismek nedir derseniz bana insanin canindan canin cikmasi gibi bir sey. Eskinin yikilip yerine yeninin insa edilmesi. Yeni bir yol bulmak. Hemde öyle bir zamana denk gelir ki. Bu yenilenme gücünüzün en az oldugu,hayatinizda arti ve eksileri hesap etme dönemine girdiginiz bir zamana rastlar. Sizi yeterince anlayan da birileri yoktur. Sorunlariniz birilerine cok basit gelebilir. Sorumlulukariniz size agir gelebilir en sevdikleriniz kendi yasam derdine düserken sizin onlara ihtiyaciniz olabilecegini tahmin edemiyebilirler. Böyle zamanlarda Belkide cok yalniz bir zamandasiniz. Yada agir bir hastaliga tutulmussunuz da, elini uzatan yoktur. Duygular, uykusuz geceler,stress, insan bünyesinin dipe cökmesine neden olabilir. Insan düse kalka güclenir. Düstükten sonra kalkmayi becerebilmektir yasamak.
10.03.2024, Bad Hersfeld
Zeynep Sekerci
Köyde yasam zordu. Kisin evin yüksekliginde kar olurdu. Kürekle kar kürelenerek bir yasam koridoru acilirdi. Damlar toprak oldugu icin, damlarin üstüne yagan karin kürelenmesi gerekir,sonra kuru toprak yada saman atilarak loglanir , karin eriyip suyun evin duvarlarina sizmasi ve cökmesi önlenirdi.O Koridorlardan dan gidilir cesmeden su tasinirdi. Hayvanlar icin de su tasinmasi gerekirdi. Ekmek yapilmasi yemek hazirlamasi gerekir. Hayvanlar da en az iki üc kere yemlenir altlari kurutulurdu. Anne tüm islerin arasinda aglayan emzirmesi gereken bir cocuk oldugunu ancak, cocuk aglayinca fark eder, Hemen gelemez gelmesi de sürerdi. Gelir alelacele bir tarafda terini siler, temiz yas bir bezle gögsünü siler,sakinlesmeye calisir bu stressli sütün cocuga yaramayacagini bilirdi. Evde nene veya dede varsa onlar , torunlarina bakarlardi . Anne´ nin cocuk bakimi sadece emzirip altini degistirmek. Bütün isler nerdeyse o`na bakar di. Hayvanlarin altini temizleyip kurutmak, yemlemek, ocagi yakip; yemek yapmak, camasir yikamak, hamur yapip ekmek yapmak. Nerdeyse gecede sabaha kadar calismak , tüm islerin icinde dönüp dolasan anne cogu zaman, zaman kisitliligindan dolayi stressli olurdu, Bebegi besikte sallamak da ona düserdi.
20.03.2024, Bad Hersfeld, Zeynep Sekerci
.
Büyükleri onun okula gitmeye cok heveslendigini söylemisler. Ögretmende gönderin gelsin demis.
Hatta ninesi kendine pestamal yapmak üzere aldigi kumastan ona bir önlük diktirmisler. O da öylesine
Okula gitmis. Hatirladigi tek sey ögretmeninin onu kivrasinin kizlarina teslim ettigi. Yani okumayi
Ögrensin diye . O hergün Kezbanlara gidiyordu. Senem ve Kezban . Sanirim onbes tatile rast
Hatirladigi birde iki öküzün cektigi kagni ile bugdayin tas degirmene götürülüp un yapilmasi. Tas degirmen suyla calisiyormus. Degirmene sabahin erken saatlerinde gidilir, ögleden sonra ancak geri dönülürdü. Herkes sirasina göre bugdayi ögütürdü.
O annesinden cok ninesinin kizi gibiydi. Ninenin akrabalari yakin bir köyde yasiyordu. Her seferinde onuda birlikte götürüyordu. Birde Ziyareti hatirliyordu yol üstünde olan . Ziyaret yikik bir kaleyi andiriyordu. Her gittiklerinde bozuk para varsa cakil taslari gibi duvarlarin arasina atip dilek diliyorlardi.. Ziyaretin yaninda topraktan kaynayarak cikan dogal su vardi . Suyu elleriyle icerlerdi. Ziyaretin topragi kutsal sayilir. Teberik olarak alinir tadilirdi. Sonra delikli tastan gecilirdi.
Ilk okul da okurken bir gün okula gidememisti . Ögretmen ev ödevi vermis o da ne ödevi verildigini bilmedigi icin yapamamisti. Okula okul baslamadan biraz önce gitmis, arkadaslarina ne ödev verildigini sormus. Arkadaslari da ona yazmis olduklari bir metni göstermisler.O daha ögretmen derse girmeden defterine yazmayi basarmisti. Ögretmen gelir gelmez ödevleri kontrol eder, ödevlereini yapmayanlarin ellerine cetvelle vururdu.Yada yaramazlik yapildigi zaman. Herkes sira dayagina cekilirdi. O gün ögretmen ödev kontrolünden sonra soru sormaga baslamisti. Sorusu Sümerlerin baskenti neresidir idi. Ögretmenin agzindan söz cikarcikmaz, daha o sorusunu bitirmeden Mezopotamya diye cevabi yapistirmisti. O esnada tüm ögrenciler sesin geldigi tarafa yönelmisler. Ve onun cevabi nasil bildigine sasirmislardi. Ögrertmende iste böyle talebe isterim daha soru agizdan cikmadan cevabi yapistiran.
Bir gün okuldaki kiz arkadaslariyla mezarliga dogru yürümüsler , Mezarlik o´ nun icin de hep üpertici
bir yer olmustu.. Ögrencilerle birlikte ögretmenin kizlari da gelmis . Kiz ögrencileri onlarin etrafini
iyice sarmislar yaranmak istermiscesine. Hem mezarliga gitmeye üperiyorlar hem de korku hikayeleri
anlatiyorlarmis, o da bir ara konuya dahil olmak, onlarin korku hikayelerine eslik etmek ister gibi,
hayalet geliyor, demis.
Kisir bir döngünün icine girmis sanki dönüp dolasip duruyor,evin icinde volta atiyor bir duygu kaosu icinde dönüp duruyordu. Cocuklara bakiyordu. Bir anda verecegi kararin geri dönüsü olmadigini hissetmek onu korkutuyordu. Nereye gidecek kendisi yalniz degildi, Cocuklar vardi. Karar veremiyordu. Böylede yasayamiyordu.O gercek ask sadece sevdigine ait olmak onunda sana ait oldugunu bilmek,insanin damarlarinda akan kanin sadece ondan yöne akmasi katiksiz sevgi. Onu öylesine sevmisti. Simdi ise yüregini acitan bir seyler vardi. Anlam veremiyor. Bir yere koyamadigi duygulari vardi. O ise gitmeden kahvaltisini verdigi sevdicegi nin keyfi yerinde. Rahatsiz olan kendisiydi. Bayagi aci cekiyordu.Ev sanki ona kocaman bir hapishaneye dönüsmüs volta atip duruyor. Bosa koyuyor dolmuyor, doluya koyuyor almiyordu. Sabahtan aksama kadar düsünüp duruyor, bitap düsüyor o gelince hersey yolundaymiscaina ona duygularini bildirmemeye calisyor. O gelince yemegini indiriyor sanki gözünün icine bakiyor dikkatini cekmek ister gibi ne yapsa nafile o eve gelen bayan misafirle televizyona bakip gülüp sohbet ederken kendisine git yat dinlen diyordu. O ise dinlenemiyordu. Zaten tüm gün cocuklarla ve kendi kendisyle bir yere koyamadigi duygulariyla ugrasiyor aksam bitmis gibi oluyordu.
14.12.2021 Zeynep Sekerci
Yunus`un da dedigi gibi „ bir ben vardir bana benden iceri. „ Sorguluyordu kendisini neden karar veremiyordu. Neden kapiyi carpip gidemiyordu? Düsünüyordu, düsünüyordu….Sonra tekrar sil bastan basliyordu. Önceleri bu ikilemi yoktu. Simdi neden karar verirken kili kirk yariyordu. Sanki bir terazi vardi elinde. Bir mahkeme kurarcasina kendisini de bir sandalyeye oturtuyor, kendi hata ve iyiliklerini de tartiyordu. Baskalarina verdigi hakki hosgörüyü kendisine vermiyordu. Baskalarina verdigi degeride kendisine vermiyordu. Kendisine hata yapma hakki tanimiyordu.
Baska insanlar neden kili kirk yarmiyordu. Hadi kendine göre hareket et. Yorulmustu düsünmekten. Ne yapsa yolunda gitmeyen seyler vardi. Her gün ayni seyleri yasamaktan bikmisti. Neden eskiden böyle duygulari yoktu. Hayat bu kadar zor ve karmasik degildi.
Umudunu yitirmisti. Üstüne üstlük sevdiceginin kendi havasindaki tavirlari. O da kendisini görmüyordu. Kendisinin sorun diye gördügü ne varsa o nun icin sorun degildi. Saclarini tariyor makyaj yapmaya calisiyor. Bitmis psikolojisiyle o ´nun dikkatini cekmege calissada nafile. Olmuyordu.
Sorun sorun olarak görülmedigi zaman cözümede gidilmiyordu. Kendisini yanliz birakilmis hissediyor. Sorunu kendisinde aramaya basliyordu.Sanki nerden hata yaptim der gibi.Bir plagi basa saracasina tüm hareketlerini, yaptiklarini kontrol ediyor, sinirleri yay gibi gerilmesine karsilik hic bir seyden etkilenmiyormus havasi estirmek istesede basarili olamiyordu. Her seyi icinden yasiyordu.O calismaktan degil de düsünmekten yoruluyordu.
Sifir noktasi deyip gecmeyin o noktaya gelebilmek büyük bir basari idi. Yüregi cok kanamisti. O baskasini n gözlükleriyle kendisine bakiyordu; kendisine deger vermeyen ama kendisinin cok deger verdigi insanlarin kendisini dislamasi acitiyordu. Onlari yüreginden atamiyor, atmaya calisirken cok aci cekiyordu. Onlara olan duygularini kendisi icin öyle bir noktaya getirmek istiyordu ki. Artik o duygular yüregini acitmasin acitamasin. Kendisinin de bir beklentisi olmasin. Hani bir sarki yada siirin sözleri vardi. Sende benim icin artik herkes gibisin. Iste insanin duygularini o noktaya getirmesi getirebilmesi icin ne kadar hücreleri ölüyor. Aslinda icinde atmaga calistigi onlar degildi. Icinde bazi duygularini öldürüyordu. Her degisim bir ölümdü.
30.01.2022 Zeynep Sekerci
Cok saf ve yalansiz yetistigi icin iki yüzlü dünyada bir yer edinmeye calisiyordu. Konusmasini bilmiyordu. Dogru buldugu seyleri utanip söyleyemiyordu kimseyi kirmak istemiyordu. Kimseyi kirmadigi icinde kendisi kiriliyordu. Bu girdapta kurtulmasi konusmasina bagliydi. Ya konusup fikrini söyleyecek. Yada susup kabullenecekti. Degisim acisiz sancisiz olmuyordu. Bu güne kadar dogru dürüst karar vermek zorunda kalmamisti. Ondan zorlanmamisti. Problem cözmek. Problemin adini koymak. Hislerini sözcüklere dökmek…. Ne kadar zaman aliyor degil mi? Insanin kendisi olabilmesi.
07.01 2022 Zeynep Sekerci




-
Uğur Şahin
-
Zeynep Sekerci
-
Birol Hepgüler
Tüm Yorumlarkalemine sağlık Zeynep hanım.
“Yere” mim olmadan “yârle” lam olmaz.
Görmemişken bile, yüreğim kaldıramaz.
Cemalini göreyim, cennetten de geçerim
O Kevser şarabını, sonsuza dek içerim.
Tesekkürler
Değerli şair, dost ve arkadaşlar. Benim için değerli olan okuyup listeme aldığım şiirleriniz listemden bilgim ve haberim olmadan silinmiştir...! .. En ufak bir dahlim olmayan bu olaydan büyük üzüntü duyarak şiirlerinizi antolojim sayfama yeniden sıraya göre yüklemekteyim. Sevgi,saygı ve selamlarımla ...