Kendi heycanlarımın üstüne düşmüş bir gölge gibiyim. Ağırım ,oysa ki hacmimde pek birşey etmiyordu. Zerre içinde zerre iken basıp geçmişim üstümden. Kelimelerin ,seslerin nizamı dağıldı, Satır sonuna koyduğum noktalar değersizlik kazandı . Oysa ki noktaların koyulduğu yer zerrede ki hacmime karşı bir başkaldırıydı . Ve virgüller , satır sonuna varmamak için direnirken benim yegâne dostlarım ,onlarda kayboldu. Ruhum irkildi ,kelâmıma nasipsizlik yapıştı . Tam da o vakit açıldı gök.. Gök açıldı âkin kelâm da dağıldı , ateşte söndü . Şimdi özenle giydiğim bu elbiseyi parçalayarak üstümden çıkarma vakti ..
Bir başkasının cesaret edemeyeceği şekilde hırpaladım bir üflemeyle vücut bulan varlığımı..Serinti vermeyen bir ağacın gölgesinde uzunca bir süre pekâlâ kaldım. Kalmam kapı eşiğinde kalmaya benziyordu ,içeri giremeyecek kadar dirayetli lakin kapıyı kapatamayacak kadar da cesaretsiz idim. Velhasıl, güneşi istemiyordum fakat gölgede de serinlik bulamıyorum. Ne tam bir kopuş, ne de varış hakkıyla ..Öylesi yarım öylesi zûl...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!