Allahu Teala kur'an-ı Kerim'de eşleri anlatırken zevc tanımını kullanır...
Zevc ile zevce , ayakkabının iki teki demektir...
Nasıl ki ayakkabının iki eşi aynı değilse, erkek ile kadın da aynı değildir...ikisinin yaradılış gayesi aynı olsada, iş bölümleri farklıdır... Nasıl ki sağ ayak için yaratılmış ayakkabıyı sol ayağa giyemezseniz, erkeğin sorumluluklarını kadına, kadının sorumluluklarını erkeğe yükleyemezsiniz...
Sağ ayak, sol ayağa göre biraz daha iri,biraz daha kaba, biraz daha kemiklidir.. sağ ayak sol ayağa göre daha güçlü ve daha denge sahibidir... Sol ayak ise daha narin, daha incedir... Ama her ikisi de birbirine eştir... Birbirlerini bütünleyicidir... Çağımızda, sağ ayak için yapılmış ayakkabıyı sol ayağa... Sol ayak için yapılmış ayakkabıyı da sağ ayağa giydirmeye çalışıyorlar... Yani allahü Teala'nın yeryüzünde, kadın ve erkek üzerine kurduğu düzeni değiştirmeye... Görev dağılımını bozmaya çalışıyorlar... O yüzden Ruhlar sıkıntıda..Nasıl ki, sol ayak sağ ayak için üretilmiş ayakkabıyı giydiğinde içinde sıkılıyor bunalıyor ve dengesini kaybediyorsa, insanoğlu da kendisi için üretilmemiş bir kalıba girerek kendisini sıkıyor bunaltıyor dengesini bozuyor... Allahu Teala bedensel olarak, erkeği kadına göre daha güçlü yaratmış... Ona avcılık ve toplayıcılık görevini yüklemiştir... Kadını ise manevi olarak, daha güçlü yaratmış... Ona da aileyi derleme toplama.... Psikolojik olarak onları dengede tutma görevi verilmiştir.... Fakat ne yazık ki erkekler, kadınların kraliçe arı olduğunu..onlar kovanda olmazsa, kovanın yabancı arılar tarafından talan edileceğini... Akabinde de söneceğini unuttular..., kendilerine verilen bu bedeni gücü, avcılık yapma yerine, kadınlar üzerinde güç uygulama aracı olarak kullanmaya başladılar...Bu durumdan sıkılan kadınlarımız ise "kariyer edineceğim"... "Kendi ayaklarımın üstünde duracağım" sevdasıyla sokaklara döküldüler... Erkeğin omuzundaki avcılık görevini aldılar..Kendilerinin, kovanın kraliçe arısı olduğunu unuttular..Avcı arı olarak doğaya salındılar... Böylece hem erkek hem kadın olmak zorunda kaldılar...
SONRA...?
Sonrası monrası yok... Kadınlarımız bedeni ve manevi olarak perte çıktılar..
Bekle beni küçüğüm
umudu karartmadan
sevinci yitirmeden bekle
döneceğim bir gün elbet
bekle beni




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta