KÜTÜPHANELER HAFTASINI KUTLARKEN... On beşinci Bölüm.
Saygıdeğer gönül dostları, hayırlı günler dileklerimle paylaşıma devam ediyorum. bir değil, beş değil, on beşinci bölüme ulaştık. Sizlerin bana vermiş olduğunuz manevi destekler cesaretimi, enerjimi, azmimi artırmaktadır. Her yazdığım bölümde farklı konuları işlemeye çalışsam da ana konumuz kütüphaneler kutlarken ekseninde dönmeye çalıştım.
Sanatım gereği, görevim gereği verilmesi gereken mesajları şu ana kadar vermeye çalıştım ve vermeye de devam ediyorum. Beni üzen taraf şu ana kadar sözlerinde haklısın arkadaş biz sizi gerçekten ihmal ettik
deyip de bir iletişim kuramadılar. Burada ki paylaşımları okumamaları, görmemeleri mümkün değil. Şayet yazılı ve görsel medyaya yetkililer
KÜTÜPHANELER HAFTASINI KUTLARKEN... On yedinci Bölüm.
Saygıdeğer gönülden paylaşımlara destek veren dostlar: Selam size. Sanatı seven, sanatkarı da sever, şiiri seven, şairini de sever, romanı seven, yazarına da değer verir. Her yetenekli sevildikçe hizmetini içtenlikle sunar.
Üstadımız Yunus Emre de şiirlerinde sevgiye ağırlık vermiştir. Benim şahsi düşüncem sevmeyen insan ibadet bile yapamaz.
İlk başta Yaradanı, sonrada dostlarını, yaratılanları sevmek gerekiyor. Konumuzun içeriği olan kütüphaneler haftasını kutlarken nokta nokta işlediğim bölümlerdeki vermek istediğim mesajlar da bunu çağrıştırıyor. Derin düşüncelere daldırıyor beni. Şair ve yazar olmam suç mu? vatanı, milleti, devleti, bayrağı sevmem suç mu? köyü, yöremi, ilçeleri, Ispartayı severek anlatmam suç mu? bunca benim gibi sevdalı gönül dostlarıma yetkili kurumlarca niçin duyarlı davranılmıyor? .
KÜTÜPHANELER HAFTASINI KUTLARKEN... On sekizinci Bölüm.
Merhaba gönül dostlarım. Sizleri saygıyla selamlıyorum, sınırsız sevgiler sunuyorum. Paylaşımlara gönülden ortak olduğunuz için teşekkürler.
Kültür alanında hizmet eden bir çok kurum ve kuruluş aslında benim özverili
çalışmamdan haberdarlar. Sizler bunun doğruluğunu okudukça anlarsınız.
Yine çok eski bir anım aklıma geldi anlattıkça sizler de hayret edersiniz.
ZAVALLI DURUMUNA DÜŞMEYELİM...
Merhaba gönül dostlarım. Saygılar, sevgiler, selamlar ileterek zavallılar la ilgili duygularımı paylaşıyorum. Kötü alışkanlıklar sağlığımızı bozup varlığımızı da elimizden aldığı gibi zavallı durumuna da düşürmektedir. Her vatandaş kötü alışkanlıklarından kurtulmalıdır. Devam ettiği sürece çevresine de zarar verebilir. Kendi iradesine hakim olamayan atalar evlatlarını da koruyamaz! .
Çünkü evlat iyiliği de, kötülüğü de atasından öğrenir. İlk sırdaşı onlardır. Okula başladığı andan itibaren de öğretmenlerinden öğrendikleriyle bilgisi gelişir. Okul seviyesi yükseldikçe de başarılarını artırmış olur. Arkadaşlarının yaptığı yanlışları aklı selimini kullanan öğrenciler yapmaz. Hatta onları da yanlıştan döndürebilmek için çaba sarf ederler. Bence diyalog sürdürülmeli.
Taşın, toprağın renklenmiş,
Binaya,bina eklenmiş,
Yeşil alan kilitlenmiş,
Havan bozulmuş İstanbul.
Gönlümde büyük bir şehir,
KADINLAR GÜNÜNÜN ARDINDAN..! ..
Saygıdeğer okuyan, yorumlayan, bizlerin paylaşımlarını destekleyen dostlar. 8-Mart kadınlar günü paylaştığım şiirlerim ve yorumlarımdan sanırım ders çıkaranlar olmuştur. Ana konumuzu hatırlayacak olursak kadına, erkeğe şiddete hayır dedim. Bu kampanya bir gün için geçerli değil bir ömür boyu geçerlidir. Şiddeti düşünenlerin kalıcı mutluluk sağlayacağına inanmıyorum.
Bir yıl boyunca kadınlar gününü bekleyip sorunlarını ifade etmeye çalışan
analarımız, bacılarımız umarım hedeflerine ulaşmışlardır. Önce de ifade ettiğim gibi en çok mağdur olan çocuklarıdır. Onları hiçe sayanlardan ne derece insanlık beklenebilir ki! . Bu bölümümde de şiddeti dışlayarak kadınlarımıza nasıl hareket edersek sevgisini, güvenini kazanırız ona açıklık getireceğim.
Acımadı cani Gazze'yi sardı
Hain planları önceden vardı
Barış girişimi kan ile kardı
Flistin devlette yandı yürekler.
Gökyüzü üstünde döndü uçaklar
BAZEN TRAFİK KAZALARINA ŞAHİT OLUYORUZ...
Saygıdeğer gönül dostlarım: Allah cümlemizi her türlü kazalardan, belalardan, afet, musibetlerden korusun. Sevgiler,selamlar iletiyorum size.
Tesadüfen istemesek de şahit olduğumuz kazalar gerçekleşiyor. Mobese kameraları eskiden yoktu. Bir kaza olduğunu da görgü şahidi aramakta sıkıntı yaşanıyordu. Oysa şimdi dünyanın her bölgesini İnternet sayesinde izleme şansımız oluyor. Mobese kamera görüntüleri de basına yansıyor.
Çocukluğumu anımsadığım da o tarihler de fazla araç yoktu, şehirler de olsa da ben köy de yaşadığım için at arabaların, kağnıların üzerine sarılan fazla saptan veya hayvanların huysuzluğun dan devriliyordu. Daha sonraları traktörler, motosikletler,bisikletler arttı, onlarla birlikte kaza olayları da arttı.
ZARARLI, ZEHİRLİ DÜDÜK...
Saygıdeğer gönül dostlarım: Allah her kulunu kötü alışkanlıklarından kurtulmasın da yardımcı olsun, sevgiler, selamlar iletiyorum sizlere. Teknoloji
devrin de yaşadığımıza göre insanlar için neyin yararlı, hangi maddenin zararlı olduğunu yol yakınken anlamak mümkün. Ağzın da sigarasını tüttürerek TV ve İnternet de eğlence programları ararken, nere de nasıl tatil yapabilirim hayalleri kurarken bir yandan da sağlığının yok ettiğinin farkın da değiller.! .
Acaba bu elimde, ağzım da tütenin yararı ve zararı nedir diye İnternet ortamına yazsa önüne sayfalar dolusu bilgiler sunulabilir. Kimsenin özel hayatına karışma gibi bir saygısızlığım yok ama şu da bir gerçek ki duygusal
düşündüğüm için sevdiğim insanların zarar görmesini hazmedip seyirci kalmam imkansız hatta bazen de dini konulara değinerek öğrenilmesi gereken bilgileri hatırlatmaya çalışıyorum.
Dünyaya mis gibi kokuyu yayandır,
Asya,avrupa yakasın da kalandır,
Türkiyenin Akdeniz yönün de olandır,
Otuz iki rakamlı bir ildir Isparta.
Yaradanı, Rasülü, dinini bilendir,




-
Barış Yeşilçimen
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlarakıcı hoş bir şiir emeğinize yüreğinize sağlık zeki bey.P.PEHLİVAN
Haftanın Zeki ÇELİK'e nica başarılar diliyorum.
TÜRK ŞAİRLER BİRLİĞİ grubu adına