Önden giden atlılar bastı ıslıklarını
Susturdular bir ânda yetim çığlıklarını
Devreye girdi hemen bin yıllık kutsal zekât
Yürekler hoşnut oldu huzûra erdi tâkat
Eskiden hep böyleydi mâvileşirdi âfâk
Siyahlar silinirdi sıra beklerdi infâk
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta