Yüreğimden bir çakıltaşı çalıp, sessizce kaçmaya çalışan zangoç!
Az kalsın, sonsuzluğun katedraline es vuracaktı aryalar..
Başını kaldırsaydın sen de görecektin.
O es’lerin yanına bir “nü ben” yakışırdı ama
Tenha bakışlarda kopan fırtınalar,
Sanırım relç etti parmaklarımızı,dokunamadılar...
Bir sonraki sefere; yere saçılan renkleri, cebindeki yağmur sularıyla karıştırmak için;
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta




çok güzel bir anlatım.Profesyonel bir ifade.
Bu şiir sizin şiirinizin ağır toplarından biri olacak gibi gözüküyor.
şiire saygılarla
Mine Özdemirtaş
Söylemek gerek o zangoça,bıraksın yüreklerden çakıltaşı aşırmak arzusunu da,önce diz çöküp Meryem Ana'nn huzurunda ,yalvarsın kendisini bekleyen o, eli fırçalı(!)nın, yüzünün sıkılgan kızarmışlığını giderecek bir renge boyaması için yüzünü...
Saygılarım şiirinize,sevgilerim size Özge Hanım kızım,
(ve teşekkürler şiir hakkında verdiğiniz tiyo için)
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta