Zamanın ruhuna uyduk uyuştuk,
Dün olmaz dediğimizle buluştuk,
Her türlü kalıba girip alıştık,
Yönümüz şaştı da durmadı sorma.
Eğilmez başları rüzgâra verdik,
En dik yokuşları düzlere serdik,
Biz bu menzillere tavizle erdik,
Eskiye bir zerre kalmadı sorma.
Dün başka dildeydi bugün başkadır,
Asıl maharet bu sahte meşktedir,
Gemisini yürüten her dem aşktadır,
Özümüz sözümüz kalmadı sorma.
Prensipler artık birer süs oldu,
Hakikat denilen dillerde pustu,
Vicdanlar menfaat önünde sustu,
Haddimiz hududumuz kalmadı sorma.
Gömlek değiştirdik, deri bıraktık,
Eskiye ait ne varsa yaktık,
Yeni bir dünyanın kulpuna taktık,
İlkeye yerimiz kalmadı sorma.
Bana sorarsanız dürüstlük bitti,
Eski yeminler hep çöpe gitti,
Rüzgâr bizi her yöne itti,
Duruşun kıymeti kalmadı sorma.
Ne ar kaldı bizde ne de bir haya,
Yürüdük hırs denen o dar sahaya,
Veda ettik artık edebe, haya,
Kalıba sığanımız kalmadı sorma.
Haklıya değil de güçlüye taptık,
Doğruyu bırakıp yanlışa saptık,
Menfaat görünce taklalar attık,
Dengemiz tutmadı durmadı sorma.
İtibar dedikçe harcadık özü,
Boyadık yalanla gördüğün gözü,
Artık hükümsüzdür erkeğin sözü,
Gömleğin dikişi kalmadı sorma.
Gündüzü karanlık geceyi ak ettik,
Haramı sofrada helalden pak ettik,
Miras kalan onuru çöplüğe naklettik,
Menzile derman kalmadı sorma.
Koltuk uğruna her şeyi sattık,
Üstüne bir de yalanlar kattık,
Biz bu veballe denizde battık,
Tutunacak dalımız kalmadı sorma.
Sırtımızı döndük eski dostlara,
Merhem sürmedik biz derin yara,
Pullar dizildikçe o kapkara para,
Hesaba sığanımız kalmadı sorma.
Dün lanet okuduk bugün öperiz,
Hangi yönden gelse yele koparız,
Biz bu gidişle haktan koparız,
Işığın hükmü kalmadı sorma.
Liyakat bitti de sadakat geldi,
Ehliyet gitti de mülakat geldi,
Gönüllere koca bir tokat geldi,
Sözün bir anlamı kalmadı sorma.
Terazinin kefesi hep hile doldu,
Adalet dediğin sarardı soldu,
Mazlumun feryadı havada kaldı,
Tartacak mizan kalmadı sorma.
Gelecek nesile ne bıraktık biz?
Silindi tarihten o şerefli iz,
Karanlık sularda kaldık çaresiz,
Çıkacak limanımız kalmadı sorma.
Kalemler satıldı, mürekkep kirli,
Her ağızdan çıkar bir başka türlü,
Dünya malı dersen bin bir türlü,
Doyacak nefsimiz kalmadı sorma.
Eskiden utanan bir yüzümüz vardı,
Dünya gözümüzde küçük bir dardı,
Şimdi hırsımızı koca dağlar sardı,
Sığacak kabımız kalmadı sorma.
Ayıba kılıfı bin yerden diktik,
İyilik tohumunu kurutup ektik,
Biz bu rezaleti beraber çektik,
Bakacak aynamız kalmadı sorma.
Fırıldak dedik de herkes mi döndü?
Sönmez dediğimiz o ateş söndü,
Asalet denilen toprakla gömüldü,
Gönülde sancımız kalmadı sorma.
Daha çok söylerdim lakin yoruldum,
Kendi içimde bin kez kırıldım,
Sonunda sükûtun bendine vuruldum,
Anlatacak kimsemiz kalmadı sorma.
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 12:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!