* Zamanı Veda/ Veda Haccı Şiiri - Fatma ...

Fatma Doğan
279

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

* Zamanı Veda/ Veda Haccı

ZAMAN-I VEDA/ VEDA HACCI
Ahir-i bir zaman sarkacının, ucunda…
Son Zilkadeyi uğurlarken evinden, kadife tenli kum …
Bir yandan alaca bir karanlığı vurmaktaydı,
Şarkın boduz şakağından, gelirken bu yana
Kızıl gözlü namlusuyla, yenice gün...
Ve de …
Şuhud parmağıyla,
Çöle inen Zen-nur!

Alemde bir huzur…
Sağanak sağanak, ayetler yağmakta, kumun üstüne.
Uçsuz bucaksız göklerden taşmakta saadet …
Can suyu misali, billur zerreler sırtlanmış her biri
Arınıp kirinden, pasından diye…
Yıkamakta çimil çimil…. Susuz, sabunsuz…
Nermanların yiğit cengiz yüreğini,

Nice zaman sonra,
Sükunete kavuşmuş arz,
Toprak Meskûn…. gök …vakur …
Yine de bir şeyler var, değil mi Zülal!
Seni ve beni titreten, içsel bir devinim…
Çöl kelebekleri gibi kozalarında, Ashap
Debelenir durur hepsi,
Kımıl, kımıl…. Misal ki Dabbe ….
Biliyorlar ki… gelecek veda,
Veda tepelerinin ardından
Ve gidecek O kutlu yolcu…
Seyri seferine kaldığı yerden….
Yaşı kemale eren her Mim gibi…
Doğup ta, batacak gurubda
Günel şavkıyla,
Zamanın boduz şakaklarını bembeyaz ağartıp.

Adı konulmadık bir his bu
Son hacc, son vuslat belki son veda
Belli ki Zülal!
Söyleyecek sözü kalmamış artık Hira’nın dudaklarının
Ermiş, Kemalin en demine,demek ki Din-i Mübin,
Dar-u Zulema’da ise yaşanıp bitecek
Asrı saadet taa ki cennete dek…

Ağır ağır… giderken yaşlı gözleri ile Zilkade
Soylu bir nida bıraktı Yesrib’ in Kerabiç sokaklarına
Yankılandı gür sesli Zilhiccenin dilinden ‘’Haccı Ekber’’ daveti,
Yok mu tavaf edecek, Kabe-i muazzamayı?
Arafatta vakfe edecek,
Elini sürecek, Hacer-ül Esved’in şemse yüzüne
Dinleyecek Nermanlar aranıyor hutbe-i vedayı
Var tabi…!
-Olmaz olur mu ya RAB’
Ram emrine bütün alem…
Zulemadan kanatlandı binlerce, beyaz ihramlı güvercin
‘’LEBBEYK ALLAHÜMME LEBBEYK’’ nidalarıyla
Ardında nice izler bırakarak tarihe
Zilhiccenin ayak sesleri duyuldu zamanın ati sarkacından
Tik tak… tik tak….tik tak
Gelip dayandı asrı saadetin de kapısına veda vakti,
Yahut ta Zülal
Vuslatın sesi miydi gönül penceremi bir sela ile tıklatan,
Bu ne çetin arafta kalmak böyle Ya Rab!
kim kime hasret kalacak bir ömür…
Kimin kime hasreti dinecek,

Vakit dardı, Mekke de hüzünlü bir sevinç
Bedii bir yaren … gibi…
Uzanıp Sıvazladı… Ta Yesrib’ den.
Kabe’nin Bilal-i sırtını bir el…
Zamanın sarkacında gidip geliyordu geceyle gün
Siyahla beyazın ezeli aşkı gibi, ardışık…
Kâbe kara, Esvet kara, Bilal’in sırtı kara
Ama ışıl ışıl gülmekte…ak dişleriyle
Ümmül Kura,
Yüz yirmi dört bin ak ihramlı güvercine
Ne büyük gündür o gün…
Bir ‘’Haccı Kıran’’ zamanı büker gibi
Hem hacc hem umre
İlk ve son kez zilhiccenin alnına yazıldı bu an
Son defa siyahladı Hatem’ün Nebi’nin eli hâce-rül esved’in yüzünü
Vuruldu Kabe’nin kalbine altın mühür.

Söyle Zülal!
Senin de Ruhun allak bullak değil mi?
Hem yas hem düğün nasıl böyle bir arada yaşanır,
Yaklaşırken ağır ağır… vakit …
Hazırlansın alem hem hayata hem ölüme
Hazırlansın Firakla, vuslatın düğününe
Ne büyük gündür o gün
Duyan duymayana duyursun
Bir haccı ekber vakti, susar Hira,
Konuşur Arafat’ ın dudakları öğüt öğüt Nebinin lisanıyla
Der ki….
Canınız, malınız, namusunuz mukaddestir birbirinize,
Bu şehir, bu ay gibi kutsal….
Ve Ayaklarımın altındadır güdülen her kan davası…
Emanettir size her Adem kızı, ayağı cennet kokulu analar…
Yoktur Acemin, Araba rüçhanı, takvasından başka
Sımsıkı sarılın Allah’ın ipine,
Peygamberin ayak izi üzre olsun iziniz
Söz bitince avama, kelamın sahibinedir ancak hitap
Seslenir en gür sesiyle kutlu Nebi,
Dinini tebliğ ettim Zulema da onsekiz bin aleme
Şahit ol Ya Rab! ... Şahit ol Ya Rab!
Şahidiz Ya Rab!...tebliğ etti dinini bize Resulü Kibriyya
Çıkardı zulümden felaha..
Simsiyah saçlı gecesin Zülal! Karanlığın içinde
İhtişamlı hala gökyüzün,
Yüz yirmi dört bin yıldız dökülür alnına …
Mercan rengi şafak gözlerinde, Aysa bir inci…
ağır ağır Yaklaşırken … vakit …
Hazırlanır alem
Firakla, vuslatın düğününe
Ne büyük gündür o gün Ya Rab
Bir ‘’Haccı kıran ‘’ Zamanı büken
Bedirde gece gözlü bir kuyu kadar derin zamanın ve kadim gözlerin
Alnına çalınan kokun, kınalı hurma ağacında buhur…
Kıvrak bir Yemen tütsüsü gibi tüllenirsin dipsiz dehlizlerden…
Bilsen ki sebebim hakikat cezben...
Zaman veda zamanıdır, Zulemada
Çektikçe çeker içine vedalar, Yesrib’i ve beni!
FATMA DOĞAN 07.04.2026/TURHAL

Fatma Doğan
Kayıt Tarihi : 8.04.2026 14:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!