Bir Şehrin Duası
Nice evliyayı, nice insanı
Bağrına almış, sarmış İstanbul.
Dualar sinmiş öz imanına,
Sessizce akan bir zamandır İstanbul.
Bir kandil yanar gecelerinde,
Bir adım ötede dünya işinde.
Hem yorgun hem bilge bu hâlinde,
Geçmişle konuşan bir sırdır İstanbul.
Taşında sabır, suyunda sır var,
Rüzgârı tarih fısıldar her bahar.
Gönüller yıpransa da umudu saklar,
Kırılmaz bir ahde sahiptir İstanbul.
Martı sesleri düşer minarelere,
Gölgesi uzanır eski seferlere.
Bir tebessüm yeter yorgun yüzlere,
Merhameti öğreten bir şehirdir İstanbul.
Geceyle sabah arası bir dua gibi,
Hem fani hem kadim durur vakti.
Küllerinden doğar her seferi,
Bitmeyen bir hikâyedir İstanbul.
Yağmur iner taş sokaklarına,
Hatıralar karışır damlalarına.
Her acı sabrı öğretir insanına,
İmtihanla yoğrulan bir yerdir İstanbul.
Bir ezan yükselir ufuk çizgisine,
Ses olur kaybolanların izine.
Hem sükût hem feryat gizli içinde,
Kalbiyle ayakta duran bir candır İstanbul.
Gün batarken kızıl bir hatıra,
Düşer Boğaz’dan eski asırlara.
Her vedada kavuşma saklar bağrına,
Ayrılığı öğreten bir derstir İstanbul.
Bir çınar gibi kök salmış zamana,
Ne eğilir fırtınaya ne isyana.
Susarak anlatır olgunluğunu insana,
Sabırla direnen bir ömürdü̈r İstanbul.
Ne kadar anlatılsa yine eksik kalır,
Bir ömür yetmez, sırrına varılır.
Geleni de gideni de bağrına alır,
Kaderle mühürlü bir kaderdir İstanbul.
Yusuf şeker
Kayıt Tarihi : 19.12.2025 20:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




seni Süleymaniyede mi
seyretsem, çamlıcada mı islambool :)
TÜM YORUMLAR (1)