Belirir çehrelerde, umutsuzca sessizlik,
Ufka nazar ediyor, kendisinden kaçışlar,
Dalında soldu güller, bahçede çaresizlik,
Damla-damla ağlayan,o gözlerden bakışlar.
Tebessümlü sîmâlar, aydınlatır kalpleri,
Sevinçten sızlar göğüs, bastırırsın elleri,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




güzel çalışmanızı beğeniyle okudum, yüreğiniz daim olsun, listemdesiniz
selamlarımla
Tebrikler üstadım.gönlüne sağlık..görüşmek üzere..
Şiir, bütünüyle çok güzel Bedri Bey,ancak, içimde özellikle;
'Dalında soldu güller, bahçede çaresizlik, '
'Kütük olup kapılır, zaman denilen sele,'
'Sırtını döndü zaman, vedâsız çekip gitti'
gini, okuyucuyu onikiden vuran müthiş dizeler vardı...Her zamanki gini üstadane ifadelerle bezenmiş , anlamlu şiirinizi tam puanımla kutladım,
Size de yürek dolusu sevgi ve saygılarım var efendim,
Ünal Beşkese
Tebrikler üstadım.İlham şualaryla aydınlanmış olan gönül sayfanızda gezinmek,bizleri bahtiyar etti.
selam ve saygılarımla sizi ve anlamlı şiirinizi kutluyorum
Zaman seline ters yönde kürek cekebilen varmı o sel ne gelirse önüne alıp gider....yüreğinize sağlık efendim zaman şiirlerini çok severim benim içinde zaman martı kuşları gibi denizdeki ömrümüzden bir parca kapmak için kıyası bir yarış içinde.....
Zaman..., güneşin doğduğu yönden emekleyerek gelen bir bebek gibi ve giderek serpilerek geşlir..., gelir... önümüzden geçer ve güneşin battığı yöne doğru giderek uzaklaşı, küçülür ve gözden kaybolur...
Zaman...., önümüzden geçtiği sırada bir ara göz-göze geliriz ve o zaman görürüz bize ne kadar benzediğini....
Kaleminize, yüreğinize sağlık sayın Adaklı... Kutluyorum ..
Zaman sel olur, akar geçer geride bıraktıkları şiirinizde anlattıklarınızdır.Sağ olunuz Hocam.Saygılarımla, Şükrü Topallar
Tebessümlü sîmâlar, aydınlatır kalpleri,
Sevinçten sızlar göğüs, bastırırsın elleri,
Umutlar kelam olur, söyletirken dilleri,
Kıpır-kıpır hayata, neş’elerden alkışlar.
Sevgili şair dostum kutlarım güzel şiirinizi. Kaleminiz daim olsun. selamlar
Abim Allah ilm-u irfanını, muhabbet ve marifetini tezyid eylesin.
Kaleminden akan nur, karanlıkları tenvir eylesin.
Gönlümüzü şad eyledin, Rabbim gönlünü handan eylesin.
Şaire hediye ancak şiir olur deyip senin ilham dolu eserinin ihsası olan bir dörtlüğü ÇAMSAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI olarak garipten kabul buyurun.
Saygı, selam ve hürmetlerimle TAM puan diyor muvaffakiyetinizi diliyorum
Yıkıldı ye-sin bendi, müjdem var müminlere,
Hazan mevsimi bitti, haber sal bülbüllere,
Gönüllerden nur taştı, bakınız minberlere,
İman nuruyla parlar, secdeden kalkan başlar.
Güzel bir çalışma...akıcı ve düşündürücü,,usta işi..tebrik ederim..nice paylaşımlara..
Recep Uslu
Bu şiir ile ilgili 24 tane yorum bulunmakta