Zaman çarkı döner, biterken ömür,
Yüreğim köz olur, ruhumsa kömür.
Sormadan edemem; günün ne geçer?
Vuslatın hayali gönlüme gömülür.
İlacın var mıdır, içiyor musun?
Hâlâ soğuklardan kaçıyor musun?
Gönlüne giren o yabancı elden,
Huzur güllerini biçiyor musun?
Yorgun mu düşersin işin başında?
Zehir mi katıldı ekmek, aşında?
Engeller örülmüş, yollar kapalı,
Adım duruyor mu gözün yaşında?
Görmesem yüzünü, duymasam sesin,
İçimde sönmeyen eşsiz nefesin.
Gelmeyeceğini bilsem de hani,
Bu can son durakta seni beklesin.
Belki bir ihtimal, kırılır bu buz,
Aşkın deryasında kaldık uykusuz.
Yazdığım her satır bir sitem değil,
Kaderin önünde kaldık sorgusuz.
Hâlâ mı engelli kalbim kalbine?
Hasretin sığar mı aşkın bendine?
Canın sağ olsun da, dilerim Hak’tan;
Zeval gelmesin o nazik tenine.
Yüreğim bir enkaz, altındayım ben,
Gidilmez bu yoldan geri dönmeden.
Sen geçersin diye çiçekli yoldan,
Ben bin kez ölürüm seni görmeden.
Lakin dur, içimde bir ışık yanar,
Kuşlar bile her gün dalına konar.
Sen "gelmem" desen de hükmün nafile,
Bu gönül her zaman vuslatı sınar.
Sözüm artık mühür, özüm bir senet,
Sevdamın üstüne çöksün emanet.
İsterse bu dünya kapkaranlık olsun,
Sana olan aşkım sonsuz bir cennet.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 15:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!