Zaman küçücük bir kafeste.
Tükettim onu her nefeste.
Son noktada ne var bilmeden.
Gitti o aheste aheste!
Zaman uçmakta bir kuş gibi.
Herşey kafamda bir düş gibi.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ZAMAN KURŞUN İŞLEMEZ BİR HAZİNE .. KULLANABİLENLER KURTULUYOR KULLANAMAYANLARA ALLAHIM MERHAMET ETSİN. KUTLARIM EMEĞİNİZİ GÜZELDİ DOSTUM TEWŞEKKÜRLER PAYLAŞIMINIZA SAYGILAR.
_
Zaman bir ırmak sanki;
Ölüm mü umudun dengi,
Geçen yıllar içinde
kaybettik biz ahengi..... diyerek Rıza Akbulut ağabeyin bu güzel şiirine bir kaç mısra ile bende iştirak etmek istedim. Zaman kavramı üzerine söylenecek o kadar çok şey var ki ama Rıza bey: gerçekten güzel ifadelerle ve özetle anlatmış.
tebrik ediyor sevgiler sunuyorum.
kutlarım usta kalemi,güzel çalışma; ilhamınız daim kaleminiz üretken olsun.
saygılar
Zamana,ömre dair anlamlı dizeler,yüreğine sağlık,tebrikler
zamanın gidişi malum..yeter ki gidenin arkasından hayıflanmayalım.....
Zaman hep gidiyor ileri,
Aldığını vermiyor geri.
Artık verse de neye yarar?
Ben ihtiyarlamışım gayri.
Harika bir şiir daha okudum güçlü kaleminizden. Yalın ve akıcı bir şiirdi..Yüreğinize sağlık.. Halim AKIN
ZAMAN
Su gibi hayatımda akarak gitti zaman
Yaprak yaprak dökülüp ömrümde bitti zaman.
Uçup gitti elimden biriktirdiğim her şey
Toz gibi sermayemi savurup yitti zaman.
Umutlu günler varmış diyorlar ki, ati’de
Uzaklar görünmüyor, yarını netti zaman?
Gasp etti bağışlanan bütün gücü-kudreti
Anneye muhtaç olan bir sebi etti zaman.
Kanmamış iken daha hayat pınarlarından
Kesip bütün yolları, dedi ki yetti zaman.
Bir damla suymuş meğer bir avuç toprak insan
Öğütüp dişlerinde bana öğretti zaman.
Ah ne kadar mazlumum, kopuverince daldan
Kurumuş yaprak gibi bir yana attı zaman…Bekir Urfalı
zaman yüzünüze gülsün...
Tebrikler gerçek bir şiirdi.Saygılarımla
Zaman hep gidiyor ileri,
Aldığını vermiyor geri.
Artık verse de neye yarar?
Ben ihtiyarlamışım gayri.
kutluyorum yazan güzel yüreği..
namık cem
Zaman uçmakta bir kuş gibi.
Herşey kafamda bir düş gibi.
Zamanın koskoca boğazı,
Hatıraları yutmuş gibi.
Zamanın suç yok ki Rıza Bey biz insanlar zaman ve hayattın değilin veremiyor .BENCE
TEBRİK EDİYORUM
SAYGILARIMLA
Hüznün yüzü
Bu şiir ile ilgili 56 tane yorum bulunmakta