Zaaflar Çarşısı Şiiri - Mustafa Bulan

Mustafa Bulan
194

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Zaaflar Çarşısı

Sarık, cübbe, şalvar… sanırlar dinden
Gardırop içinden bakışları var!
Şapkaya, kravata gavurluk derken
Şapkaya kafayı takışları var!

Bu kafalar insanı çok yoruyor,
Fes, sarık, şapka… neyi tartışıyor?
Söyledikleri hep yalan çıkıyor!
Yalana bin yalan katışları var!

Bu kafalar saklar raflarda Kur’an,
Süslü kılıfa koyarlar doğrudan,
Arada bir çıkarırlar buradan,
Ölüye okuyup bağışları var?

Anlamazlar Yasin yetmiş ayeti!
Kur’an diriyi uyarmak içindi…
Sanki uyarmak için ölüleri
Mezara gidip okuyuşları var?

Bunlar zorbadır, düzgün tartışamaz,
Sanal medyada küfürleri durmaz;
Hep “Dinsiz, laik, batıcı” der yobaz…
Naim Cenneti’ne girişleri var(!)

Durmadan Arapça’yı kutsayarak,
Türkçe, Arapça karışık atarak,
Bazen hepten zıvanadan çıkarak,
Ulu orta boşa atışları var!

Bir kaç meal alırlar, durur rafta,
Anlamazlar bazen okusalar da(!)
Hem sevapmış Arapça okuma da(!)
Her konuya şaşı bakışları var!

Bin dört yüz yıl evvel kıyafetlerde
Fark yoktu Nebi’de, Ebu Cehil’de…
Dine elbise biçtiler her yerde,
Elbise içinde duruşları var(!)

Şapkadan asılmışmış binlercesi(!)
Bu asılanların yok mu kimsesi?
İstesinler itibar iadesi…
Yalan denizinde batışları var!

Kulaktan dolma yalan öyküleri
Anlatırlar, sunmadan belgesini?
Düşünmezler Allah’ın mahşerini
Ezberden sallayıp çıkışları var!

Beslenirler hep yalandan, dolandan,
Kaybeden yok, kazanırlar kavgadan(!)
Hiç haberleri yok ardan hayadan!
Mahşeri görmeyen bakışları var!

Eğer asılan olsaydı şapkadan
Çevreden ve yakın akrabalardan
Çıkan olurdu meydana doğrudan!
Yalandan ortaya çıkışları var!

Toplum belleği her şeyi kaydeder;
Hele “üstat” denilen “tarihçiler”
Onları bulurdu, kim şüphe eder?
Londra’da hatırat buluşları var(!)

Din’i istismar, Gazi’ye karşıtlık...
Gazi’yi istismar, din’e karşıtlık...
Bir kısır döngü, biraz da kurnazlık…
Şeytana şeytanca bakışları var!

Şapka, pantolon Turan’ın; fes Frenk’in!
Üzerine gitmezler bu gerçeğin?
Oysa elbise, yemek tüm beşerin!
Dine bol elbise biçişleri var(!)

Hepsi bir, hem gardıropçu hem rafçı;
Olmaz böyle taraf, bunlar fırsatçı!
Cümlesi aslında birer alsatçı,
Pazarcılar gibi bağrışları var!

Onlara göre ölçüdür kıyafet;
Ebu Cehil’i görselerdi şayet
Âlim sanıp el öperlerdi direkt!
Her sarıklıya şeyh deyişleri var(!)

Ezberden sallayarak yükselmez baş,
Fes, sarık, şapka… nedir? Baş aynı baş!
Gardıroptan, tozlu raftan bakmak yaş!
İnsani olmayan bakışları var!

Saç, baş, el, ayak… insanda ne varsa
Baştan ayağa aynı, fark yok oysa!
Yetmez mi dış giyside edep varsa?
Şeytana mankenlik edişleri var(!)

Kim kan dökmüştü? Hem de sahabeler…
Bunları neden görmezden geldiler?
Bakın! Hüseyin’e kıymış Yezitler!
Canilere mümin deyişleri var(!)

Peygamberin neslini katlederek,
Katillere cennetmekan diyerek,
Zaaflar çarşısında boş gezerek,
Reyyan Kapısı’ndan geçişleri var(!)

Fes Roma’dan, şapka Orta Asya’dan,
Şapka, pantolon… geliyor Turan’dan,
Konuşmazlar, haberleri yok bundan,
Türkistan’a şaşı bakışları var!

Din istismarı gırla, hepsi tüccar,
Anlatmaktan vallahi düştük bizar.
Matematik aciz, ne varsa hep kâr(!)
Dindara reformcu deyişleri var?

Bulamoğlu doğru söyler her yerde,
Varsın bizi kovsunlar dokuz köyde!
Her şey elinden alındığı halde
Zulme baş kaldıran bir Atatürk var!

Pendik/19.01.2024

Mustafa Bulan
Kayıt Tarihi : 13.3.2025 12:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!