Yüzüne Karşı
Evvelini unutanın, sonu hep hüsran olur,*
Balçık dolu heybesiyle, sanma ki huzur bulur,*
Dün ektiğin o dikenler, bugün ayağına vurur,*
Senin ne söyleyeceğini adım gibi biliyorum.
Çocukluktan çıktın yola, nefse uydun her demde,*
Gençliğini feda ettin, binbir türlü o gamda,*
Dizlerinde derman bitti, kaldın karanlık damda,*
Senin ne diyeceğini adım gibi biliyorum.
Makam dedin, mevki dedin, yıktın gönül hanını,*
Zalim olup çiğnedin sen, mazlumun şu canını,*
Helal haram demeyip de, doldurdun her yanını,*
Nereye gideceğini adım gibi biliyorum.
Şimdi geldin orta yaşa, pişmanlık mı çekersin,*
Ektiğin o acıları, şimdi kendin biçersin,*
Korku sarmış yüreğini, kendinden mi geçersin,*
Senin ne söyleyeceğini adım gibi biliyorum.
Saçlarına karlar yağdı, ömür bitti bitiyor,*
Kervan kalktı menzilinden, bak dumanın tütüyor,*
Azrail’in nefesi bak, ensende mi atıyor,*
Senin ne diyeceğini adım gibi biliyorum.
Musallada yattığında, sesin çıkmaz susarsın,*
Dünyadayken kükrer idin, şimdi neden pusarsın,*
Toprak altına girince, gururunu kusarsın,*
Nereye gideceğini adım gibi biliyorum.
Ocak zade aslımızdan, nasip almaz gafiller,*
Hakka doğru giden yolda, yorulur hep sefiller,*
Senin için mahşer günü, geçmez artık kefiller,*
Senin ne söyleyeceğini adım gibi biliyorum.
Gördüğünü söyle dostum, budur erin meydanı,*
Ocak zade aslındadır, bu derdinin dermanı,*
Kalemsiz Şair der ki; kestiler bak fermanı,*
Senin ne diyeceğini adım gibi biliyorum.
Kayıt Tarihi : 4.2.2026 01:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!