Soğuk ve zemheride
Yüreklerinde çiçekler solan
Doksan bin ananın gözyaşlarıyla
Kar üstünde evladım, yavrum
Canım deyip karanfiller sulanan
Her göç olduğunda yoksul bedeninden
Kerpeten ve işkence acısıyla
Bir evladını, bin umudunu
Çığlık çığlığa koparan
Soğuk sularında ay yüzlü
Onbeşlik kızlarının gülüşleri akan
Bir tutam sevgi, bir tutam sabır
Doksan bin şehit yüreği ve analarının
Gözyaşlarıyla harcı karılan
Adı tarihlere kara yazılan
Harman olup, yiğitleri savrulan
Mezarları ciğerime kazılan
Doksan bin şehit yerine
Yüz binlerce yiğit doğuran
Adını, dudaklarımda dua edip ezberlediğim
Hiç kimseyi, onun kadar sevmediğim
Çanakkale’yle öz kardeş bildiğim
Ben de Sarıkamış doğumluyum
22-08-2005
Eserleri
Şairin, Umudu Hiç Ağlatmadık ve Yüreğimin Yedi İklimi adlı iki şiir kitabı yayınlanmıştır.
Şiirleri: Bilim ve aklın aydınlığı
Anadolunun hemşerisi Sarıkamış dergileri ile
Antoloji com ve diğer internet sitelerinde şiirleri yayınlanmaktadır. yayınlanmaktadır.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!