Tanımadın mı beni arkamdan gül döktürdüm
İflah olmam ateşle su söndürdüm
Her vurduğum bir darbe bin öldürdüm
Tanımadın mı Mecnun'u çöle ben düşürdüm
Ben gidince günler sanki mevsim
Bir nazla doğan gündüzüm, geceyle yandı Azrâ,
Ne vuslat oldu bahtıma, ne hicrân soldu Azrâ.
Firâkın her nefeste bir zindân eyledi hâlim,
Ne ben çıkabildim ondan, ne sultan buldu Azrâ.
Bütün insanlık yeşil giyinsin
Olmasın silahla barut
Barışın adı altın harflerle yazılsın kara tahtalara
Yüzlerimizle gözlerimizin rengi farklı olsa da
Gülüşlerimiz bir olsun
Barış olsun barış
Derman ararım derin hicran içinde,
Bir gamze yetmez bu özlem biçimde.
Sevda gemisi dalga peşinde,
Ummanın ortasında batmışım ben.
Hasret ateşiyle yanar gönlümde,
Kanar yaram göz yaşlarımdan daha keskin
Ürperir canım ağlar bedenim
Sensizim sessizim bin kovandan korkmam
Suya ateş olurum yanarım kül olurum
En son bir avuç kan! anla işte Sen yaşa diye
Yere toprak göğe BAYRAK olurum…
Yavandır mahsumdur yorgundur benim yüreğim
Uman pak nehir gibidir
Sabır taşıdır
Umut doludur benim yüreğim
Feryat figan eden mecnuna benzer
Aslıya benzer Yusuf gibidir benim yüreğim
Yollar ırak yollar uzaksa
Mesafe bir bahanedir ihanet için
Gönül görmez kalp kararsa
Sözler bir bahanedir ihanet için
Çölü göl gören gözlerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!