Biriketten yapılmış duvarın üzerinden kollarını uzatıp,özgürlüğe kaçmaya çalışan
Bir mahkum gibi uzayıp gidiyordu, evin önündeki çardağa tırmanmış asma.
Yol kenarlarında açmış beyaz kır çiçekleri,güzelliklerinin tüm farkındalığıyla hafif bir rüzgar esintisi ile bir o yana bir bu yana sallanıp duruyordu.
Sıcak bir yaz akşamının hafif ter kokulu insanları ağır ağır yıllarca birikmiş,üzerlerine çöreklenmiş kilolarından kurtulmak için,yüzlerinde ki hayallerinin o mutlu yansımasıyla beliren bir tebessümle hareket ediyorlardı.
Elma ağaçları henüz yeşilimsi renklerdeki elmalarla,incirlerin ham mazzakları gelecekleri
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta