Güneş doğunca insanın ruhuna doğar sanki...
Gecenin o puslu çıkılmaz sandığın sandığın tüm düşüncelerinden sıyrılırsın bir anda olsa...
Kalkarsın yatağından vücudunda yaşadıklarının yorgunluğu
elini,yüzünü yıkarsın ve sonra aynaya takılır gözün gözlerin dalar nekadar yorgun ve çaresiz olduğunu düşünürsün...
Ruhunda geçmişin ve şimdinin bezginliği dizlerin titrer bir an lavaboya tutunursun ve buğulu gözlerle neden dersin neden?
Neden insanlar bu kadar gaddar,bu kadar acımasız,bu kadar hain.bu kadar iki yüzlü ve çıkarcı neden? Bu sorunun cevabını bulamazsın,çünkü bu sorunun cevabını onlarda bilmiyor.
Her aynaya baktığında ve dalıp düşüncelere daldığında
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




şiirden ziyade düşyazı...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta