Ey gülüşü gülleri kıskandıracak kadar güzel adam,
Ben hayata, yüreğinin naifliğinden tutunarak bağlanıyorum.
Bir gülüşün yetiyor bütün grilerimi maviye çevirmeye,
Sesin, kalbimin tellerine dokunan bir ezgi gibi yankılanıyor.
Sen bana yazdığında, dünya pembeye boyanıyor,
İçimdeki çocuk şarkılar söylüyor, kahkahalarla gülüyor.
Hâlâ diyorum:
Hâlâ güzel seven,
Güzel gülen,
Güzel bakan adamlar var.
Kendimle baş başa kaldığımda,
Gülüşün düşüyor aklıma,
Parmaklarım istemsizce kaleme sarılıyor,
Ve yine seni yazıyor.
Sen, kelimeleri bile kıskandıracak kadar özelsin.
Şimdi kalemle kâğıdın buluştuğu yerde,
Yine sen varsın.
Sanki bedenimi sular basmış da,
Kollarına sığınmışım gibi.
İnsan, kollarıyla sarılmadan bir yüreğe sarılabilir mi?
Öpücüğünün serinliğini yanağında hissedebilir mi?
Yanında olup gözlerine bakanlara inat,
Uzaktan kalbine dokunabilir mi?
Evet… evet, bin kere evet!
Çünkü sen, tüm olumsuzluklarımı olumluya çeviren adamsın,
Yüreğimde dimdik duran tek adamsın.
“Ah deniz, ah…” dediğini duyar gibiyim,
Ya da “Yapma, yanarız…”
Ama aşk, yalnızca dokunmak, koklamak değildir.
Bazen sadece bir “Nasılsın?” sözü bile
Tüm çiçeklerin, tüm şatafatlı sözlerin canına okuyabilir.
İşte sen, alfabemin en güzel harfisin.
Yürek literatürümde yeni keşfettiğim o kelimesin.
Bakışın umut, gülüşün huzur,
Varlığın ise sonsuzluk…
17.09.2025 09:29
Kayıt Tarihi : 17.9.2025 10:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!