Ruhumu saran bu şey, bir yakamoz ışığı,
Denizleri ürpertir, alışık değil kuşlar.
Ben ki, haktan gelenin, helâl payın aşığı!
Bir çiçeğin ruhunda, bin bahar özü kışlar,
Denizleri ürpertir, alışık değil kuşlar.
Seyyahıdır deli gönül gülistanın seyyahı,
Bülbül misal güle yanık nedir söylen günahı.
Dokunun da her teline işitin binler ahı,
Yara dersen yara değil ötesinde bir vurgun!
Aşk elinden çektiğiyse sonsuzluğa bir sürgün.
Bu sabah, her sabah gibi yine sabah olmadı!
Yine seni görmedim düşümde ya Selahaddin…
Filistin marşları çalmıyor sokaklarda,
ellerinde yeşil sancaklarla, yetimler şükür haykırışları kuşanmıyor…
Yine seni görmedim düşümde Selahaddin!
Öncüsü olmadın kanayan yüreklerin,
Her bir yanı tarih kokar,
Tokat benim, Cennet ilim.
Suyu nazlı nazlı akar!
Tokat benim Cennet ilim.
Doğusundan batısına,
Al kalemi eline,
Yaz Allah’ın adını.
Mühür olsun diline!
Yaz Allah’ın adını.
Besmeleyle başlayıp,
temmuzun on beşi, bir cuma günü,
Yiğitler şehadet şerbeti içti.
Cennet'e yol alanların düğünü!
Yiğitler şehadet şerbeti içti.
Kimisi öğrenci, kimi albaydı,
Ayrı düştüm kalemden, döküldü pul pul şanım,
Mahşere mi kaldı yar, yüreğinle nişanım
Yoksun ya kaderimde, her dem can perişanım
Pişmanım kal yanımda, desem kalır mısın yar,
Yüreğim ellerinde, kalbe alır mısın yar
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!