Habib-i Edibi ölçü almadık
İslam’ı yaşayıp örnek olmadık
Helal nedir haram nedir bilmedik
Aşımız, işimiz bir değil bizim
Kur’an’a göre dönmüyor çarkımız
Huzur ışığıdır baba
Sevgisiyle dolmak gerek
Onsuz esmez bad-ı saba
Havayı solumak gerek
Cennetin orta kapısı
İmtihan oluyor beşer
Bazen payına gam düşer
Bazı dert büyük kâr için
Zannetme her musibet şer
Başına gelirse bela
Bal damlıyordu dilinden
Tesbih düşmezdi elinden
Allah korusun felinden
Gerçek yüzü başka imiş
Belli etmedi rengini
Vatan için canın verdin
En yüce makama erdin
Goncayken toprağa girdin
Yiğit, kahraman er, Eren
Gül gibi çok erkensoldun
Nazlı, nazik büyütürsün
Adap, erkân öğretirsin
Her daima elde tutar
Yemez, giymez okutursun
Yastık edersin dizini
İlk halk olan senin ruhun
Fahr-i Kâinat Efendim
Âlemi kapladı nurun
Fahr-i Kâinat Efendim
Sayende her feyiz, ışık
Dostların düşman olurlar
Yarenler uzak dururlar
İnsanlar yafta vururlar
Dara düşer isen eğer
Yakınların selam vermez
Dilini tutan kurtulur
Tutmayan perişan olur
Fitne olan yere gitme
Başın hep belada kalır
“Ya hayır söyle ya da sus!”
Takva, edep, hayâ, iffet
İhlas, adalet, mürüvvet
Hilim, muhabbet, uhuvvet
Her güzellik imandandır
Zikir, şükür, hamd, kanaat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!