Altı Şubat Pazartesi gecesi
Kıyametin küçük bir numunesi
Ukbaya göç etti on binlercesi
Bağlara baykuşlar kondu Allah’ım
Herkes uykuda gece dört suları
Sağa sola koşan insan
Yaşlanır adım atamaz
Enginleri aşan insan
Kaşığı dahi tutamaz
Sıhhati, kuvveti gider
Hakk’ın birliğine iman ederiz
O’ndan geldik yine O’na döneriz
Elbet defterimiz bir gün dürülür
Sonsuz olan asıl yurda gideriz
Bütün mahlûk fani, ölüme mahkûm
Güneş yeniden doğacak
Nuru zulmeti boğacak
Hiç endişeniz olmasın
Nisan yağmuru yağacak
Mazide olanlara bak
Dostun kötü söz söylerse
Yara açar, can incinir
Kul kulluğu terk ederse
Kuluna Canan incinir
Güzel söz kalbi fetheder
Vatan için canın verdin
En yüce makama erdin
Goncayken toprağa girdin
Yiğit, kahraman er, Eren
Gül gibi çok erkensoldun
Nazlı, nazik büyütürsün
Adap, erkân öğretirsin
Her daima elde tutar
Yemez, giymez okutursun
Yastık edersin dizini
İlk halk olan senin ruhun
Fahr-i Kâinat Efendim
Âlemi kapladı nurun
Fahr-i Kâinat Efendim
Sayende her feyiz, ışık
Dostların düşman olurlar
Yarenler uzak dururlar
İnsanlar yafta vururlar
Dara düşer isen eğer
Yakınların selam vermez
Dilini tutan kurtulur
Tutmayan perişan olur
Fitne olan yere gitme
Başın hep belada kalır
“Ya hayır söyle ya da sus!”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!