kainat ber karar oldu olalı
naci fırkasından geldi erenler
ateşi nur yapan sırrı bilenler
yetmiş üç milleti bir bilmedikmi
özün tutmadımı iman mayası
hakikat şehrine giremez hası
visale erer hasların hası
ikrar ver yaratana zalime karşı
zatı sıfatında doğdu o güher
ey cennet şehidleri şahı şüheda
acınız sinemde küllenmez asla
melekler semada sevenler arz'da
yıkılasın sen ey kanlı kerbela
nasıl acıdır yarab dilim virgatta
çarhı cihan olduk geldik devrana
kırklar meclisinde girdik semaha
miracı mübarek nebi mustafa
şir-i yezdan ali kevseri ala.
seze geldik gerçeği betüldür fatma
arayıp sordum senin izini her yerde
dostlarıma demişsin ondan bana ne
seni sen yapan benim sevgimde
bu kadar değeri sana kim verdi
usanmam kaç kere düştüm bu derde
hava soğuk aylardan zemheri
üşüyorum hemde işsizlik kadar
ellerim boş yürek çarpıntım dondu donacak
sanki yıllar var bahar hiç gelmeyecek
rüzgarlar sert ejderha kamçısı gibi
en mukaddes nur sende aşikar
ebedi yurda hükümdar olan
risalet nişanı sende parladı
yetiş imdada muhammed,ali
arada derede kaldı ümmetin
her kimi seversin nar-ı ateştir
Bir hayır kalmadı lain ömürden
sukut-u hayalim,bıktı can tenden
şen şakrak bir günüm olmadı gitti.
ne serveti gözümde nede gül bağı
saklanırcasına renkler soluk
biçimler muallak,ışıklar kırılgan
haykırışlar boğuk, bir ahengi yok
nabız bu topraklarda durdu duracak.
ve daha çocuklaraldı onlar,
aldı başını gittiler sonsuzluğa,
alaca karanlığın serinliğinde
patlar bombaların ölümcül etkisi
al bayrağım, sen dalgalan dur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!