Yakalanmışım gece koyusu gözlerine kaçamıyorum yâr. Yörüngene giymiş ay gibi senden uzak duramıyorum. Korkmuyorum hiçbir şeyden aklımı kaybetmekten korktuğum kadar. Gözlerin diyor ki, “Yaklaşma, ben bir ateşim.” Ama o ateşe ellerimi uzatmadan duramıyorum.
Sevdâ mı bu karabüyü mü seçemiyorum yâr. Bin mecâz savuruyor gözlerin, ben hece mi ârûz mu ölçemiyorum. İstemiyorum hiçbir şeyi o gözlerde ölmek istediğim kadar. Ama ben sana bunları söyleyemiyorum.
Girmiyor aklıma ne Osmanlıca ne de Farsça. Duymuyorum hoca ne anlatıyor, “İkinci Yeni”yi, “Garipçiler”i, “Hisarcılar”ı da. Senden başka bir şiir duyamıyorum. Sana sen benim Mona Roza’msın diyemiyorum.
Saklamıyor beni kapı aralıkları seni gizlice seyrederken yâr… Ha bre bir arkadaşına yakalanıp esaslı bir bahane uyduramıyorum. Aynalı minibüs koltuklarını sen önümdeyken seviyor, gözlerinin yokluğunda nefes alamıyor, alamıyorum…
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




Doğum gününüz münasebeti ile uğradığım sayfanızda,
Bu güzel çalışma ile karşılaştım.
Tebrik ederim
Yaşayacaklarınız,
Yaşadıklarınızdan daha renkli,
Daha hareketli,
daha bereketli
Geçmesi temennisi ile Doğum gününüzü tebrik eder
Sağlık
Afiyet
Başarı dolu bir ömür
Yüce Rabbimden niyaz ederim
Osman ERDOĞMUŞ
SAKARYA
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta