Gözlerimde asılı kaldı bin yıllık uykusuzluk,
Sırtımda dünyanın kiri, avuçlarımda derin bir boşluk.
Kelimeler yoruldu anlatmaktan, sustu içimdeki feryat,
Artık sadece sükûnet istiyor bu hırpalanmış hayat.
Eski bir sandala binip, kıyısız denizlere açılmak,
Dalgaların sesinde, kalbin gürültüsünden kaçmak...
Ne bir imalı söz kalsın kulaklarımda, ne de dünün gölgesi,
Yalnızca toprağın kokusu ve yağmurun dingin sesi.
Yeşil bir yamacın eteğine yaslayıp yorgun başımı,
Güneşin merhametine bırakmak istiyorum gözyaşımı.
Sadece dingin bir liman bekliyor bu yorgun kolları.
Artık geçsin fırtınalar, bitsin bu bitmek bilmeyen sancı,
Yüzüme vuranları rüzgâra veriyorum,
Kendi içimde yeşeren, o taze dala,huzura muhtacım
Kayıt Tarihi : 17.3.2026 21:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!