Öyle yorgun, öyle biçare; nereden derdi buldu bu avare, soruyorum kendime. Nerede hata yaptım, neyi konuşmadım? Bir sofraya oturdum da niye tüm dertleri bölüp bölüp dağıtmadım? Neydi hata: sofraya oturmak mı, susmak mı, derdi bulmak mı, yaşamak mı? Yaşamak zor zanaat duyuyordum büyüklerden fakat yaşamayı yaşamak zormuş, yaşayınca anladım azizim. Dert, dertlendirirmiş; eli titrek, nefesi boğazına takılmış yaşlıların gözünde görmüştüm. Lakin ben dertleri bir avazda atarım demiştim, kendime güvenmiştim. Dert dediğin de neymiş, alt etmek benim işim. Fakat öyle değilmiş meğer, öyle olmuyormuş, derdi bulunca anladım. İnsan hep büyük konuşuyor: yaparım, ederim, keserim, atar, attığımı tutarım; ama bir an olsun aynanın karşısına geçip de ben kimim diye sormuyor, acizliğini görmüyor. Yaparım dediklerini yapamaz, katiyen yapmam dediklerine pervane olduğunda yuttuğu lokmaların ederini fark ediyor. Ben de biçare oldum, hayatı yaşadım, avare oldum; konuştum, konuştuklarımda boğuldum. Şimdi zorluğu tattım, tatsızlığın ne olduğunu idrak etmiş bulundum.
Emsile Sultan BayrakKayıt Tarihi : 9.2.2026 01:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!