Sessizlik kucaklamış karanlığın aydınlık taraflarını. Ne bir ses var seste nede boğazda titreyen tellerde. Günler siyah, gönüller ise siyahtan daha siyah. Pencereler kirli, yorganlar köf kokmakta. Bir hüzün ki saatleri uykuya tutturmakta. Üşüyor çenem, sakallarım ve kirpiklerimde düşen yaşlarım donmakta. Hüzünler bile artık gülüşlere ayak uydurmakta. Biraz daha, serilmiş toprağa gömülmeye biraz daha. Çünkü kapılar bile bir duvara dönüşüp, set örüyor gittiğim tüm yollara. Güneşin doğuşuna kısa bir zaman kalmışken, güneş tutulması yaşanmakta. Dedim ya karanlık her tarafta. Kendimden kaçarken, bir sokak arasında ben yine bana rastlamakta. Ne olacak bilmiyorum, umarım derim yüzülmeden yaşamayı öğrenirim bu hayatta.
Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
Devamını Oku
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta