Sessizlik kucaklamış karanlığın aydınlık taraflarını. Ne bir ses var seste nede boğazda titreyen tellerde. Günler siyah, gönüller ise siyahtan daha siyah. Pencereler kirli, yorganlar köf kokmakta. Bir hüzün ki saatleri uykuya tutturmakta. Üşüyor çenem, sakallarım ve kirpiklerimde düşen yaşlarım donmakta. Hüzünler bile artık gülüşlere ayak uydurmakta. Biraz daha, serilmiş toprağa gömülmeye biraz daha. Çünkü kapılar bile bir duvara dönüşüp, set örüyor gittiğim tüm yollara. Güneşin doğuşuna kısa bir zaman kalmışken, güneş tutulması yaşanmakta. Dedim ya karanlık her tarafta. Kendimden kaçarken, bir sokak arasında ben yine bana rastlamakta. Ne olacak bilmiyorum, umarım derim yüzülmeden yaşamayı öğrenirim bu hayatta.
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
Devamını Oku
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta