Yolun tozunu yuttum, yokuşunda yoruldum,
Hamdım, piştim; sabırla o dar elekten geçtim.
Kimi gün duruldum da, kimi gün savruldum,
Bir yudum su uğruna, vahasız çöller geçtim.
Felek çevirdi çarkı, ben devrine mil oldum,
Varlıkta şükür bildim, yoklukla yoldaş oldum.
Doydum dünya tasına, bazen açlığa kardaş oldum,
Her lokmanın tadını, kendime sırdaş seçtim.
Gördüm ki dünya hali, rüzgârda bir yapraktır,
Zengini de fakiri, bekleyen kara topraktır.
Hüzün dedikleri şey, kalbe inen tokattır,
Sevinci, bir garibin gülüşünden bölüştüm.
Ne geçici hevesler, kör etti gözlerimi,
Ne de kederin sisi, sildi hep izlerimi.
Okudum her satırı, ezber ettim sözleri;
Acıyı bal eyledim, her dem kendimden geçtim.
Şefkatlıoğlu der ki; heybemde bin bir yara,
Bakmadım ne ak yele, ne de o bahtı karaya.
Nihayetinde vardım, o en sonuncu durağa:
Ben şu dünya mülkünü, bir tek hırkayla geçtim.
Mesut Şefkatlıoğlu
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 18:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!