Bana olanlar olmuş, siz lunapark çocukları gibisiniz..
Toz pembeyi siz yaşıyorsunuz da bana siyah deyip geçiliyor. Çok komiksiniz siz ya.. Ne yaşadınız da kime “yaşam”dan söz ediyorsunuz; komiksiniz hem de çoklarca kez. Herkes ayrı bir eda takınır olmuş; siz de herkes olmuşsunuz.. Ne limon kokusu ne de kahve falı şimdi.. Kendi kendine hem esir hem de düşman olunmuş. Gardiyan izin verirse kapının açılmasını bekliyorsunuz ya; kapıyı kendiniz açmayı neden denemez oldunuz ki! Ama unutmuşum, o yürek yoktu değil mi sizde.. Toz pembesiniz ya; beyazı unuttunuz tabii siyah siyah diye düşman yaratmaktan kendinize..
Unutuldunuz diye, unutmayı meslek edinmiş gibisiniz. Koyusunda bir gecenin sabahına kadar içseniz ne olur; kafayı dumanlasanız ne olur; kafayı dağıtsanız ne olur.. Unuttunuz mu yoksa; kafa yine sizin kafa.. İçi boş ya da dolu fark eylemez.. Sabah olur yine aynıdır her bir şey; değiştiremedikleriniz daha bir gelir üzerinize.. Komiksiniz de bu kadar olmayın bari!
İftira atmışlar size; adınız çıkmış bir yerlerde kötüye.. Sanki tek siz haklısınız; katil sanki diğerleri. Buna böyle inanıp, yanınızdakini de inandırmaya çalışıyorsunuz ya.. Biz de aptalız ya.. Yine çok komik oldunuz; bu kez yine çok oldunuz. Çok geldiniz yine üzerimize.. Kendi kendinize oyun kurup, oyundan atmayın yine kendinizi. Sihirsiz yaşayın biraz; biraz adam olmayı denesenize!
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta