YOL
Yüce yaradan ol der, kaderlerin ağları örülür
Uzun, karışık bir yol var önünde, haydi buyur
İnsan ve cin yolcusu ne başı ne sonu görünür
Bu yolculuk mecburi, meşakkatli ve zorludur
Diker ufka gözünü menzil uzakmış der düşünür
Haydi yürü denildi mi, herkes çıkar yola koyulur
Binyıl giden bitmez sanır oysa bir an sürer ömür
Vasıtalar farklı kimi yürür, kimini bineği uçurur
Yol ikidir hak ve batıl, biri iyi diğeri ise kötüdür
Herkes yoldaki hal ve hareketinden sorumludur
Günahtan kaçar kimi, kimi günahla her işi görür
Kimisi başı secdede, kimine baş eğdirmez gurur
Zaruri bir seyahat bu ne kalınır ne geri dönülür
Şahsın, akraba ve dostların hepsi birer yolcudur
Yoldaki yönlerini seçmekte ise herkes özgürdür
Kimisi doğruya varır kimisi de yanlışta kaybolur
Yolun etrafında ağaçlar, çiçekler türlü türlüdür
Çeşmesinden su içer, hanında karnını doyurur
Zorluk ve meşakkat içindeki nimete, eder şükür
Heybesine azık olarak sabır ve gayret doldurur
Yollar yollara ayrılır, her biri bir menzile götürür
Kimi çimen ve çiçekli, kimi de bataklık ve çamur
Dağ, tepeleri aşarsın, bazen engelsiz ve düzdür
Taş ve diken batar cana, bazen yutar seni çukur
Nefs ve şeytanlar vesveselerle yolculara üşüşür
Kimi yolcu aciz, düşkün, kimi ise zeki ve cesur
Zevk vaadiyle veya korkutarak pusuya düşürür
Zayıfı kaybeder gider, güçlü av olmaz kurtulur
Yolun sonunda herkesin, önce hesabı görülür
Ona, hangi yoldan geldiği ve vasıtası sorulur
Kimisi cenneti ehli, orada zevk ü sefa sürülür
Cehenneme girene, ateşten prangalar vurulur
#kitapsizsairim
ŞİİR NO:113
Kitapsız ŞairKayıt Tarihi : 2.05.2026 00:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!