Tüm serzenişlerimi unuttum artık...
Cumadan kalma bir cumartesi günündeyim;
Sırları dökülmüş bir aynada saçlarımı taradım.
Gözlerimin altında eflatundan mora dönen renkler...
Çıktım düşüncelerimden, uzaklaştım biraz;
Geçtim yollardan gölgelenmeden,
Her şeye uzak yollardan...
Kırmızı şerefeli caminin önünde dinlendim biraz,
Tenimde yanlış aşktan kalma beyaz bir kış,
Ruhumda korkularım!
Uzansa sevdaya yanar ellerim;
Kimselere ihtiyacım yokmuş benim!
Mantıksız bir düzlem türetirim içimde,
Coğrafya hasta; üstelik zavallıymış ukala aklım!
Geçmişim yalın...
Gereksizmiş varlığı, canımızı acıtanların.
Bir iç çekişiymiş yaşamak,
Yok yere geceleri harcamışım;
Bir ileri, üç geri...
Görseydiniz yarattığım o düzlem üzerindeki beni!
Duvar kenarlarındaki çiçekler gibiyim;
Kimseler koparmaz,
Kimseler koklamaz beni...
Filizlenir her yanımda kalabalık,
Durur aklım bana karşı!
Eksilir sevgilim yüreğimden...
Herkes beni kıskanır;
Tükenirken canımda umutlar,
Müptela olur acıya istemsiz yüreğim.
Misafir zaman, geçerken balkonuma oturur;
Yüzümde dökülen eski bir tebessüm...
Kimselere ihtiyacım yok benim!
Açılır soğuk bir hazirana bedenim,
Sıcaklığın düşlerimi ısıtır.
Kızıllanır tüm olgunluğuyla batarken gün,
Alaca renkleri yine aşka dönüşür varlığının...
Vazgeçtirilmiş bir kalp içimde çırpınır durur,
Aykırı düşünceler beni alıp götürür.
Kayıt Tarihi : 4.06.2022 03:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)