Sen,
bir eksiklik değildin —
fazlalığın en sessiz hâliydin.
Bir duvarın yıkılmadan önceki
son sağlam tuğlası gibi…
Dayandığın yerde tarih başlıyordu.
Ben seni değil,
senin içimde açtığın boşluğu sevdim.
Çünkü orası,
bir sesin susmayı seçtiği yerde
başlayan asîmdi.
Bir gecede bin yıl büyüdüm.
Seninle değil,
senin eksik bıraktığın ışıkla.
Zaman artık saatle ölçülmüyor,
senin yokluğunla ölçülüyor —
ve her saniye bir ruvar.
İnsanlar gözyaşını gözle ölçer,
ben ise sustuğum harflerle.
Çünkü sen bir kelime değildin,
sen, dilin bile tanımlamaya cesaret edemediği
bir nevhâz’dın.
Bir gün biri adımı unutur,
bir gün şehirler yıkılır,
bir gün yıldızlar bile düşer gökten.
Ama sen,
hiç söylenmemiş bir dua gibi kalırsın içimde.
Ve o dua,
tüm kainatı susturur.
Kayıt Tarihi : 8.7.2025 19:27:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!