Bir kalbin kapısının zilini çalmadan ruhunu çalıp,
İçeriye umut pembe hayaller doldurduktan sonra,
Arkana bile bakmadan ödlekçe
Yok öyle çekip gitmek
Sen unuttum sanırsın belki,
Ama yarım kalan duygular unutmaz.
Unutmaz hasretle bekleyen yollar,
Son sesinde çalmayan telefonlar,
Karanlığa gömülen hayaller unutmaz.
Yok öyle çekip gitmek…
Bir ömürlük güven isteyip istediğini almak
Bir günlük heves uğruna bedeni yakmak
Yıkıp geçmek yok
Her söz bir iz bırakır beyninde
Her iz bir hikâye olur hayallerinde
İnsan bazen attığı adımlarla değil,
Yiğitliğiye mert olur pisliğiyle namert.
Yok öyle çekip gitmek…
Bir canı incitip,
Bir hayvanın korkusunu eğlence sayıp,
Merhameti kapının dışında bırakmak yok.
Dünya yalnız insanlara verildi mi sanıyorsun?
Ağaçların,kuşların,
Sokakta aç gezenlerin de
Senin olmadığı kadar hakkı var
Bu gökyüzünde yeryüzünde payı var.
Yok öyle çekip gitmek…
Bir kadının gözlerine korku yerleştirip,
Sonra da suskunluğunu zafer sanmak yok.
Sessizlik kabul etmek değildir.
Sessizlik bazen bir çığlık
Bazen edebin,masumiyetin meyvesidir
Bazen susanların yükü,
Konuşanlarınkinden ağırdır.
Yok öyle çekip gitmek…
Günahı alışkanlık yapıp,
Yaptım birşey olmadı demek yok
Vicdanın sesini bastırıp,
Nasıl olsa kimse görmedi demek yok
Yok öyle üç köfte beş kuruşa yok
İnsanlardan saklanan çok şey vardır,
kendinden saklayabildiği hiç bir şey yoktur.
Yok öyle çekip gitmek
Bir gün bütün yollar biter.
Uçurumda bulursun kendini
Bütün hesaplar kapanır.
Hesabını veremezsin
İsimler silinir,dedenin atanın silindiği gibi
İzler kalır özler kalır bu fani dünyada
İşte o gün anlaşılır;
Yaşamak gelip geçmek değilmiş,
Bir iz bırakmakmış.
Ve hiçbirimiz için,
Yok öyle çekip gitmek.
Yok öyle çekip gitmek!!
Kayıt Tarihi : 3.06.2026 18:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!