gördüm dün elindeki yüzüğü
ne hissetti şu içim bilmiyorum
bilmemem seni şaşırtmasın
ben şaşırıyorum ikimizinde yerine koca gözlerle
en çokta kızıyorum, bu boşluğa
ama öfke de diğerleri gibi
artık o da çıkmıyor
eskiden ne çok korkardım
kim seni mabet edinir diye
tanrıyla olan senin için anlaşmamı kim aşar diye
hatırlıyorum istemsizce kaç gece ağladığımı
istemsizce dualarımı
istemsizce umutlarıma olan istemsizce şükürlerimi
yetmedikleri yerde istemsizce olan kinimi
kaç gece isyan ettiğimi
tanrıyla olan dalaşmamı ve haykırışlarımı
ne münkerin ne de nekirin sayfaları yetmiştir
yemin ederim.
şimdi ise ne öfke ne acı bir boşluk fethetmiş beni
başımdan da savamıyorum
lanetlerin laneti bir türlü çıkmıyor, yapışmış
bu boşluk
belki kaybolan kafiyelerimin sebebi
belki bozulan bütünümün arda kalanı
belki bu boşluk renkleri yutmama yarar
belki daha çok dinlememi sağlar müziği
belki de tam tersine tam aksine sebep olur
kim bilir
eskiden korkardım dediğim gibi
şimdi ise, şimdi ise
duygu işlemez bir yüreğe ,hangi korku manalı gelir
veya bu halden daha vahim ne olabilir
korkmaya değer?
tezatların tanrısının işi bu
sevdiğine kavuşanlar sevgiye en çok söz geçirenler
hayallerini yaşayanlar hayallerine en çok söz geçirenler
anlamla bitenler en anlamsız şey olan masallar
masallara ait mutlu sonlar da ilelebet orada kalır
ama işte benim cezam
sevmeme her şeyden fazla istememe rağmen
koca bir hiçliğin tahtını kurduğu
tanrıçamın yüzüklü parmağıyla el salladığı
yalnızlık sultanlığı
en çok hissedene yakışır bir ceza bu
en çok isteyene yakışır bir ceza bu
koca bir hiç
gerçek, sen ne garip şeysin
Kayıt Tarihi : 11.1.2026 18:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!